
Yürekdede, eşeğini kaybettikten sonra pazardan küçük bir deve satın alır ve her yıl yaptıkları yayla yolculuğuna eşi Ayşe Nine ile birlikte çıkar. Masal ritmi taşıyan yolculuk, ikilinin dere tepe ilerleyip bir konaklama yerinde durmasıyla beklenmedik bir sınava dönüşür. Karşılarına çıkan atlıların aç olduğunu gören Yürekdede, büyük bir karşılık beklemeden elindeki en değerli varlığı paylaşmaya karar verir. Bir güzel söz ve sevgiyle aldığı deveyi, yolcuları doyurmak için feda eder. Atlıların arasında padişahın bulunduğunu ise o anda bilmez.
Cahit Zarifoğlu, Yürekdede ile Padişah'ta iyiliğin değerini kişinin karşısındakinin makamından bağımsız olarak ölçer. Yürekdede'nin cömertliği, zenginlikten değil, az olanı paylaşma cesaretinden doğar. Padişahın kimliğinin gizli kalması, yapılan iyiliğin ödül hesabına dayanmadığını belirginleştirir. Saraya gelen davet, sade bir yayla yolculuğuyla yönetim dünyasını yan yana getirirken masalın merakını canlı tutar. Eser, dayanışma, misafirperverlik ve gönül zenginliği üzerine kurulu kısa, akıcı ve sıcak bir çocuk anlatısıdır; sonucunu açıklamadan okuru Yürekdede'nin seçiminin açacağı yeni kapılara taşır. Yalın dili, küçük okurların olaylarla değerler arasındaki bağı rahatça kurmasını sağlar.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş