
Hz. İsa'ya sormuşlar: "Ölü diriltmekten daha zor ne olabilir?" "İfhamu men la yefhem" demiş. "Anlamayana, anlatmak."

Bu dünyada u/mutsuz bir yaşam sürmek için yaratılmadın. Umutsuzluk halbuki çok uzaktadır. Farazidir. Gelecek ile örtülüdür. Neden zor olanı seçiyorsun ki? Geleceğe dair planlar insanı hüsrana uğratır. Neden sana uzak olana bel bağlıyorsun? Mutluluk tohumları senin içinde. Şimdide. Bırak filizlensin. Ve sadece izle. Filizlerin içinde koca bir ormana dönüşüşüne şahit ol. Onu reddetme. Kabullenmekten korkma. Umut hep bakidir. Üzülme, kaybetmedin onu. Sadece onu yaşamayı unuttun. Kendini seçmeyi yeğledin sadece. Kendini unut. İçinde filizlenip koca bir ormana dönüşen yerde yola koyul. Kaybol. Kendini kaybet ki mutluluğu bulasın. Gelecekten kurtul ki asıl kendini bulasın.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Hz. İsa'ya sormuşlar: "Ölü diriltmekten daha zor ne olabilir?" "İfhamu men la yefhem" demiş. "Anlamayana, anlatmak."
“madem incitecektin, neden gönlümün çiçeklerini suladın..”
“Sevgi... Ben bu kelimeyi çok duydum çok da arar oldum. Gerçek sevgi eylem gerektirir. İcraat ister. Banyo kapısının arkasındaki çalı süpürgesi de beni seviyor olabilir mesela değil mi? Varsa bile gizlenen, gösterilmeyen…”
“Güzel sesinle adımı duymak için, uzun yollardan çıplak ayakla geçtim. Bir diken battı, acısı hep zevk veren, diken sendin yar, uğruna candan geçtim. Güzel, gülüşün gökyüzüydü belki de, belki karanlıkta yol gösteren…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş