
Ey yar, bu mektubu aldığın demde Kara topraklara verdim kendimi... Her șey bana engel oldu alemde, Bir coşkun nehirdim, yıktım bendimi.

Osman Balcıgil’in Yeşil Mürekkep adlı biyografik romanı, Sabahattin Ali’nin kısa yaşamını ve son yolculuğunu edebiyatıyla iç içe anlatır. Romanın kurduğu sahnede yazar, Bulgaristan’a kaçmasına yardım edeceğini düşündüğü kişinin istihbarat bağlantısını fark edemez ve ölümüne uzanan bir tuzağa girer. Yeşil mürekkepli dolmakalemi, yazdıklarıyla hayatı arasındaki bağın simgesine dönüşür.
Anlatı, Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan ve Kürk Mantolu Madonna gibi eserlerin yazarını ölüm anıyla sınırlamaz. Öyküleri, şiirleri ve baskıya karşı kalemiyle verdiği mücadele, dönemin siyasi atmosferi içinde ele alınır. Tamamlayamadığı Ankara romanı, devletin ve bürokrasinin karanlık işleyişini yazma arzusunun kayıp ihtimali olarak metinde yer alır. Eşi Aliye ve kızı Filiz’le ilişkisi de kamusal kimliğinin arkasındaki kişisel bedeli belirginleştirir.
Balcıgil, tarihsel kişileri ve olayları romanın duygusal akışı içinde canlandırır. Yeşil Mürekkep, Sabahattin Ali’yi sevilen kitaplarının yanı sıra haksızlığa ve dayatmaya karşı duran bir aydın olarak yorumlar. Bir yazarın susturulmasının geride kalan ailesini, tamamlanmamış metinlerini ve sonraki kuşaklara ulaşan edebî mirasını nasıl etkilediği anlatının temel sorusudur.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Ey yar, bu mektubu aldığın demde Kara topraklara verdim kendimi... Her șey bana engel oldu alemde, Bir coşkun nehirdim, yıktım bendimi.
“Herkesin her gün yeniden farkına vardığı gibi imparatorluk yanmış, küllerinden çiçeği burnunda yeni bir Türk devleti doğmuştu”
“İnsanları eşkıyalığa iten asıl neden toplumsal adaletsizlik, bozuk düzen, gücü elinde bulunduranların zorba davranışlarıydı.”
“İyi ve kötü kavramlarına, eğer insan hayatı için kullanılıyorsa, pek de itibar etmemek gerekir. Çünkü bu iki zıt kavram birbirinin kardeşidir, genellikle el ele dolaşır”
“Niçin ruhumuzun asla ısınmadığı kalıplarda kalmaya mecburuz? Bir insana bundan daha büyük bir işkence olur mu?”
“İyiliğin de kötülüğün de insanın kendisinin eseri olduğunu gayet iyi biliyordu Sabahattin.”
“Bir deli kuyuya bir taş atmış, koca bir dünya uğraşıyor ama taşı kuyudan çıkaramıyordu.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş