
Erdemli olmaya çalışmak, doğaya karşı işlenmiş bir suçtur. Tutkularının peşinden gitmeyen bir ruh, yaşayan bir ölüden farksızdır. Kırbaç şaklar, ten yanar ama ruh ilk kez o zaman nefes alır."

Yatak Odasında Felsefe, Marquis de Sade'ın kışkırtıcı düşünce dünyasını felsefi diyalog, erotizm ve ahlak eleştirisi üzerinden kurduğu sert metinlerden biridir. Kitap, arzuyu yalnızca özel bir alanın konusu olmaktan çıkarıp din, yasa, iktidar ve özgürlük tartışmalarının merkezine yerleştirir. Sade'ın anlatımı, okuru rahatsız etmeyi de amaçlayan uç fikirleriyle sınır, beden ve otorite üzerine provokatif sorular üretir.
Marquis de Sade'ın Yatak Odasında Felsefe adlı eseri, klasik felsefi edebiyatın karanlık ve tartışmalı damarını merak eden yetişkin okurlara yöneliktir. Metin; liberten düşünce, ahlak karşıtlığı, politik taşkınlık ve insan doğasına dair sert iddiaları nedeniyle kolay bir okuma değildir. Rahatsız edici metinlerle düşünsel olarak hesaplaşmak isteyenlere, edebiyat ve felsefe arasında radikal bir örnek sunar.
Bookspace topluluğundan 5 gönderi

Erdemli olmaya çalışmak, doğaya karşı işlenmiş bir suçtur. Tutkularının peşinden gitmeyen bir ruh, yaşayan bir ölüden farksızdır. Kırbaç şaklar, ten yanar ama ruh ilk kez o zaman nefes alır."

"Bildiğin yollar seni hep aynı yere götürüyorsa, bilmediğin yola girme zamanı gelmiş demektir."

Yatak Odasında Felsefe, tam anlamıyla bir “yasak elma” kitabı. Ne yalnızca erotik bir metin, ne de saf bir felsefe kitabı. Daha çok şu mesajı veriyor: Kafanıza da, bedeninize de zincir takmayın.” Okurken kimi zaman yüzünüz kızarabilir, kimi zaman kahkaha atabilirsiniz; ama kesin olan şu ki, bu kitap insanı sıradan düşünce kalıplarının dışına çıkarıyor. Çok garib bir kitap ama okurken düsündüren bir kitap.

"Önyargıları yok etmek, hazları katlamaktır. Ruhun en derin bilgeliği, bedenin en karanlık arzularıyla seviştiğinde ortaya çıkar."

"Zihnini özgürleştirmek istiyorsan, önce bedenini köleleştiren o sahte utanç zincirlerini kırıp atmalısın. Yatağın sessizliğinde işlenen her günah, aslında ruhun tiranlığa karşı kazandığı bir zaferdir. Arzularını dizginleme; onları birer kamçı gibi kullan ki felsefen etten ve kemikten bir anıta dönüşsün."