
gecenin ortasinda, yildizsiz goklerin altinda, yalnizca olumle dostluk kurarsin.

Bir düğün yolcusunu durduran yaşlı denizci, onu felaketlerle dolu seferini dinlemeye mecbur bırakır. Samuel Taylor Coleridge'in anlatı şiiri Yaşlı Gemici, Güney Kutbu'na yönelen bir geminin doğal ve doğaüstü güçlerle kuşatıldığı karanlık bir yolculuğu anlatır. Denizcinin geçmişi aktaran sesi, okuru hem maceranın içine çeker hem de yaşanmış dehşetin yıllar sonra bile dinmeyen ağırlığını hissettirir. Yaşam ile ölüm arasındaki sınır bulanıklaşırken deniz, yalnız bir mekân olmaktan çıkar; suçluluk, yalnızlık ve manevi hesaplaşmanın değişken sahnesine dönüşür. Şiirin güçlü imgeleri, fırtına ve sessizlik gibi karşıtlıklarla ilerleyen tekinsiz bir ritim kurar. Romantik dönemin hayal gücü, sanayileşme eşiğindeki İngiltere'nin karanlık bilinçaltına açılan bir kapı gibi işler. Bu baskıdaki önsöz, sonsöz, kronoloji ve görseller de şiirin edebî bağlamını izlemeye yardımcı olur. Coleridge, denizcinin anlattıklarını basit bir serüven halinde bırakmaz; insanın doğayla ilişkisini, yaptığı seçimin yükünü ve anlatma ihtiyacını aynı şiirsel çerçevede birleştirir. Sonucu önceden açmayan gerilim, dinleyenin neden seçildiği sorusunu metin boyunca canlı tutar. Çerçeve anlatı, bu tanıklığı kişisel olduğu kadar evrensel kılar.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

gecenin ortasinda, yildizsiz goklerin altinda, yalnizca olumle dostluk kurarsin.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş