
İnsan davranışını yalnız geçmiş deneyimler değil, kişinin yaşamına verdiği yön ve toplumsal ilişkileri de biçimlendirir. Alfred Adler, Yaşama Sanatı kitabında bireysel psikolojinin temel kavramlarını açık bir düzen içinde ele alır. Yaşamın amacı, aşağılık kompleksi, üstünlük eğilimi, yaşam üslubu ve sağduyu eksikliği, bireyin kendisiyle çevresi arasındaki ilişkiyi açıklayan başlıca araçlardır. Adler bu kavramları soyut tanımlarla bırakmaz; çocukların okul eğitimi, evlilik, özgürlük ve toplumsal koşulların kadınlarla erkeklerin yaşamında doğurduğu farklar üzerinden somutlaştırır.
Kitabın merkezinde insanın eksiklik duygusuna nasıl karşılık verdiği ve kendisine nasıl bir hedef kurduğu sorusu bulunur. Sağlıklı gelişim, başkaları üzerinde üstünlük aramaktan çok toplumsal ilgi ve işbirliği kurabilme becerisiyle ölçülür. Bu yaklaşım psikolojiyi bireyin içine kapanmış bir inceleme olmaktan çıkarıp demokrasi, eşitlik ve ortak yaşam meselelerine bağlar. Yaşama Sanatı, gündelik sorunları bireysel psikolojiyle yorumlayan; kişisel amaç, sorumluluk ve toplumla bağ kurma arasındaki dengeyi araştıran kapsamlı bir psikoloji kitabıdır. Örneklerin gündelik yaşamdan seçilmesi, kuramın ailede, okulda ve kamusal ilişkilerde nasıl işlediğini anlaşılır kılar.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
“Şımartılan bütün çocukların bir süre sonra kendilerinden nefret edilen çocuklara dönüştüklerini biliyoruz.”
“Mutluluğun büyük kısmı, insanın dünyayı nasıl gördüğüne bağlıdır.”
“Şımartılmış bir çocuk kısa bir süre sonra hayatın zorlukları ile karşı karşıya gelir, okula gittiğinde kendisini yeni sosyal sorunlar barındıran yeni bir toplumsal kurumda bulur. Yazı yazmak ya da arkadaşlarıyla…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş