
Kadınların gözyaşlarına dayanamıyorum. Kadınlar ağlar ağlamaz burnumun direği sızlardı. Kadınların ağlarken gördüğüm an düşüp bayılırdım. Bu zayıf mizacım bütün hayatımı mahvetti.

Mo Yan'ın Yaşam ve Ölüm Yorgunu romanı, Çin'deki toprak reformunun ardından haksız yere idam edildiğini düşünen toprak sahibi Ximen Nao'nun sıra dışı dönüş hikâyesini anlatır. Cehennemde suçunu itiraf etmeyi reddeden Ximen, eski topraklarına dönme izni alır; ancak yeniden insan olmak yerine bir eşek bedeninde dünyaya gelir. Bu beklenmedik başlangıç, kişisel adalet arayışını büyük bir tarihsel değişimin içine yerleştirir.
Ximen Nao daha sonra boğa, domuz, köpek ve maymun olarak yeniden doğar. Her yaşamında eski ailesinin, dostlarının ve düşmanlarının değişen koşullarına başka bir gözle tanıklık eder. Köy hayatı, siyasal kampanyalar ve insanların yeni düzene uyum sağlama biçimleri onun hayvan kimliklerinin bakış açısından görünür hâle gelir. Geçmişte sahip olduğu güçle yeni hayatlarındaki kırılganlık arasındaki karşıtlık, anlatının hem mizahını hem de eleştirel yönünü besler.
Anlatı, Çin'in yaklaşık elli yıllık çalkantılı tarihini tek bir kahramanın art arda gelen bedenleri üzerinden izler. Yeniden doğuş motifi, hafıza, kin, sadakat ve değişim sorularını canlı tutarken kırsal toplumun dönüşümünü de geniş bir aile hikâyesine bağlar. Yaşam ve Ölüm Yorgunu, tarihsel olayları uzaktan sıralamak yerine onların insanlar ve hayvanlarla paylaşılan gündelik hayata nasıl karıştığını gösteren epik, çok sesli bir anlatıdır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Kadınların gözyaşlarına dayanamıyorum. Kadınlar ağlar ağlamaz burnumun direği sızlardı. Kadınların ağlarken gördüğüm an düşüp bayılırdım. Bu zayıf mizacım bütün hayatımı mahvetti.
“şöyle dememiş miydi Engels, "Aşksız evlilik en büyük ahlaksızlıktır." diye...”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş