
Hepimiz yalancıyız Peri Kızı, aynı zamanda yabancıyız da... Bilemeyiz neyin yalan neyin gerçek olduğunu.

Emre Gül, Yalancılar ve Yabancılar’da bir ölüm sahnesinin gölgesinden okul hayatına ve gençlerin birbirlerinden sakladığı gerçeklere döner. Peri ile Yekta’nın çevresinde kurulan ilişkiler, görünürdeki yakınlığın altında güvensizlik ve dışlanma taşır. Açılıştaki sarsıcı görüntü, gündelik konuşmaların ve arkadaşlıkların arkasında henüz açıklanmamış bir bağ bulunduğunu hissettirir.
Yalan, olayları ilerleten bir sırrın ötesinde kabul görmenin, korunmanın ve başkalarının gözünde farklı biri olmanın aracına dönüşür. Karakterler birbirlerine yaklaşırken söyledikleriyle yaşadıkları arasındaki mesafe büyür. Okulun tanıdık düzeni bu nedenle güvenli bir zemin sunmaz; söylentiler, gruplaşmalar ve saklanan niyetler her ilişkiyi yeniden biçimlendirir. Açığa çıkmayan her niyet, dostlukların sınırını ve gençlerin kendilerine verdikleri değeri de yeniden sınar.
Gerilimli başlangıç ile gençlerin gündelik hayatı arasındaki karşıtlık, anlatıya hem merak hem de duygusal baskı kazandırır. Kimin yabancı sayıldığı sorusu, grubun dışındakilerle birlikte kendine bile dürüst davranamayanları da kapsar. Hikâyenin asıl çekimi tek bir sırrın cevabını aşar ve insanların yakınlık kurmak isterken gerçeği neden sakladıklarında belirir. Gerilim böylece kalıcılaşır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Hepimiz yalancıyız Peri Kızı, aynı zamanda yabancıyız da... Bilemeyiz neyin yalan neyin gerçek olduğunu.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş