Waldo Sen Neden Burada Degilsin

Waldo Sen Neden Burada Degilsin

İsmet Özel

Yayıncı
Tiyo Yayinevi
Sayfa
240
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2012

Özet

Kendi konumunu bir hayat hikâyesinden çok düşünsel hesaplaşma olarak kuran İsmet Özel, Waldo Sen Neden Burada Degilsin'de “kim olduğumuz” ve “kim olacağımız” sorularını kişisel dönüşümü üzerinden tartışır. Şair, gençlik dönemindeki siyasal yönelişlerini, şiirle kurduğu ilişkiyi ve dünya görüşündeki değişimleri birbirinden kopuk aşamalar gibi sunmaz. Geçmiş kararların bugünkü benliği nasıl oluşturduğunu incelerken, insanın yerini belirleme çabasının hareket yönünü de değiştirdiğini vurgular. Başlıktaki Waldo sorusu, görünür olmakla doğru yerde bulunmak arasındaki ayrımı açan bir işarete dönüşür.

Metin otobiyografi, deneme ve poetik düşünce arasında ilerler; olayların kronolojisinden çok seçimlerin gerekçesine ağırlık verir. Özel'in dili, kendi geçmişini uzaktan açıklamak yerine okur önünde yeniden sınayan, itirazlı bir iç konuşma niteliği taşır. Kimlik burada tamamlanmış bir tanım değil, sorumluluk ve aidiyet kararlarıyla sürekli kurulan bir süreçtir. Şiirin, siyasetin ve inancın aynı kişisel tarihte kesişmesi, kitabı yalnız bir dönem tanıklığından çıkarır. Eserin düşünsel karşılığı, insanın nerede durduğunu sormanın hangi değerler uğruna hareket ettiğini sormaktan ayrılamayacağını göstermesinde belirginleşir.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 4 gönderi

muhittin@muhittinnbattal· 10ay🇹🇷

Dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır. Doğan bebek, havanın ciğerlerine olan saldırısının verdiği acıyla haykırır. Soğuk saldırır bize, sıcak saldırır. Açlığın, hastalığın, korkunun saldırılarına savuşturma yoluyla yaşarız, hayatta kalırız. Yaşıyor olmak, savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir. Bir gün son nefesimizi verdiğimizde bize yapılan ilk saldırıyı tamamen geri püskürtmüş oluruz. Savaş bitmiştir.

6
kerim mahir albayrak@robinhood· 9ay🇹🇷

dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır. doğan bebek havanın ciğerlerine olan saldırısının verdiği acıyla haykırır. soğuk saldırır bize, sıcak saldırır, açlığın, hastalığın, korkunun saldırılarını savuşturma yoluyla yaşarız, hayatta kalırız. yaşıyor olmak, savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir. bir gün son nefesimizi verdiğimizde bize yapılan ilk saldırıyı tamamen püskürtmüş oluruz. savaş bitmiştir.

4
kerim mahir albayrak@robinhood· 9ay🇹🇷

madem istesek de istemesek de savaşacağız ve madem bir şeylerin bizi sevk edip sürüklemesiyle bizim muharebe usulünü, savaş meydanını seçmemiz arasında savaşın sonuçlanması bakımından hiçbir fark yok: niçin birinciyi değil de ikinciyi seçelim... bu sorunun cevabı yok... azınlıkta bulunan bazı insanlar ise savaşını gereğini yerine getirip getirmeme konusunda bir açıklığa varmak isterler. yaşamak savaşmaya, savaşmak yaşamaya değer mi?

2
Timur Oflaz@timur· 12ay🇹🇷

"İnsanı insanın kurdu değil, ümidi olarak görenlerdenim. İnsan insanı ümit diye beller; ama insan ümidini insana bağlamaz. Allah'tan ümit ederiz." Bu kitabı; 18,36 ve 50'li yaşlarınızda tekrar tekrar okumayı tavsiye ederim çok sağlam bir kitaptır. Her okuyuşta farklı bir anlam farklı bir açı bulabilirsiniz. Ayrıca Taşları Yemek Yasak kitabına da bknz.

2

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir