Amerikan tüketim kültürünün karanlık bir köşesinde geçen Tıkanma'da Chuck Palahniuk, tıp eğitimini yarıda bırakmış Victor Mancini'nin para, bağımlılık ve yakınlıkla kurduğu sorunlu ilişkiyi izler. Victor gündüzleri tarihî bir tema parkında çalışır; annesinin bakım masraflarını karşılamak içinse restoranlarda boğuluyormuş gibi yaparak onu kurtaran yabancıların vicdan ve minnet duygularından yararlanır. Cinsel bağımlılık toplantıları, annesinin giderek parçalanan hafızası ve kendi geçmişine dair belirsizlikler, onun her şeyi denetlediğini sandığı düzeni sürekli aşındırır. Annesinin geçmiş hakkında verdiği dağınık ipuçları, Victor'un kendisine anlattığı hayat hikâyesini de güvenilmez hâle getirir.
Palahniuk rahatsız edici mizahı, bedensel ayrıntıları ve kısa, keskin sahneleri bir araya getirerek bakım ile sömürü arasındaki sınırı bulanıklaştırır. Victor'un kurduğu yalanlar yalnızca para kazanma yöntemi değil, başkalarıyla bağ kurmanın dolambaçlı bir biçimidir; kurtarılma ve kurtarma rolleri tekrar tekrar yer değiştirir. Tema parkında çalışanların geçmişi sahnelediği yapay dünya, Victor'un kendi kimliğini sürekli yeniden kurmasıyla ironik bir paralellik oluşturur. Romanın provokatif yüzeyinin altında, bir insanın kimliğini aile hikâyeleri, bağımlılıklar ve başkalarının ona duyduğu ihtiyaç üzerinden kurmasının sonuçları araştırılır.