The Fall
EdebiyatKurgu

The Fall

Albert Camus

Yayıncı
Paw Prints/Baker & Taylor
Sayfa
147
Dil
English
Yayın yılı
2008

Özet

Jean-Baptiste Clamence, a successful Parisian barrister, has come to recognize the deep-seated hypocrisy of his existence. His epigrammatic and, above all, discomforting monologue gradually saps, then undermines, the reader's own complacency.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 6 gönderi

artaud@artaud· 6ay🇹🇷

İnsanın temel durumu şudur: Kendini tanımaya başladığı anda, kendinden nefret etmeye başlar. Ve bu nefret, ölene kadar sürer.

5
artaud@artaud· 8ay🇹🇷

Gerçek aşk istisnaidir tabii ki - az ya da çok yüzyılda iki üç kere. Gerisi hep gösteriş ya da can sıkıntısı.

4
artaud@artaud· 8ay🇹🇷

Çekicilik nedir bilir misin: açık bir soru sormadan evet cevabını almanın yolu.

3
artaud@artaud· 8ay🇹🇷

Hepimiz istisnai durumlaryız. Hepimiz bir şeye karşı itiraz etmek isteriz! Her birimiz ne pahasına olursa olsun masum olmakta ısrar ederiz, tüm insan ırkını ve cenneti bile suçlamak zorunda kalsak bile.

2
artaud@artaud· 8ay🇹🇷

Sadakatimi duyurup durdum ama sevdiğim tek bir insan yoktur ki sonunda onu ihanet etmemiş olayım.

2
artaud@artaud· 8ay🇹🇷

Arkadaşlarının her akşam, yapmaları gerektiği gibi, seni arayacaklarını bir an bile düşünme; bugünün intihar etmeye karar vereceğin akşam mı diye öğrenmek için, ya da sırf arkadaşlığa ihtiyacın olup olmadığını, dışarı çıkma ruh halinde olup olmadığını anlamak için. Hayır, endişelenme, seni yalnız olmadığın akşam ararlar, hayat güzel olduğunda. İntihara gelince, seni ona daha çok iterler, onlara göre kendine borçlu olduğun şeyler yüzünden.

1

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?