Oskar Matzerath, üç yaşına bastığı gün kendisine verilen teneke trampetle çevresindeki yetişkin dünyasına karşı kendi dilini bulur. Günter Grass'ın Teneke Trampet romanında Oskar, Danzig'de Almanların, Polonyalıların ve başka azınlıkların birlikte yaşadığı bir ortamda büyümeyi reddeder. Erişkinlerin yalan, suç ve mutsuzlukla dolu hayatına katılmamak için çocuk bedeninde kalmayı seçerken trampetinin vuruşları hafızasını düzenleyen ve itirazını duyuran bir araca dönüşür. Camları parçalayabilen sesi de toplumun yerleşik düzenine yönelttiği başka bir protestodur.
Anlatı, savaş öncesi Danzig'den savaş sonrasındaki Düsseldorf'a uzanır. Oskar geçmişi bir akıl hastanesinden anlatırken kişisel hatıraları ile Orta Avrupa'nın siyasal çöküşü birbirine karışır. Onun güvenilmez ve taşkın bakışı, aile ilişkilerindeki suçluluğu, toplumsal ikiyüzlülüğü ve savaş döneminin şiddetini alışılmadık bir açıdan görünür kılar. Grass, tarihsel gerçekliği grotesk olaylar, kara mizah ve abartılı imgelerle işler; böylece anlatılan dönemin dehşetini sıradanlaştırmadan resmî açıklamaların dışına çıkar. Teneke Trampet, büyümeyi reddeden bir çocuğun hikâyesini Almanya'nın yirminci yüzyıldaki dönüşümüyle birleştiren, hafıza ile sorumluluk arasındaki gerilimi araştıran çok katmanlı bir romandır.