
İnsan gerçeği değil, gerçeğin kendisine uygun olan kısmını arar

Burak Eldem'in Tavuskuşu güncesi romanı, iki farklı dönemde yaşayan iki kişinin hikâyesini ortak bir günlük çevresinde buluşturur. Gezi direnişinin son günlerinde ağır bir fiziksel travma geçiren aktivist avukatın hayatı altüst olur. Başka bir zaman çizgisinde, 12 Mart döneminin baskısından kurtulmaya çalışan bir gerilla ülke dışına kaçmanın yolunu arar.
İki karakterin ardında bıraktıkları insanlar, tereddütleri ve suçlulukları peşlerini bırakmaz. Günlük, birbirinden uzak görünen hayatlar arasında bağ kurarak geçmişteki kararların bugüne nasıl ulaştığını açığa çıkarır. Farklı kuşakların politik şiddetle karşılaşması, kişisel hafıza ve direnme biçimleri üzerinden yan yana gelir.
Hikâyelerin kesiştiği küçük kıyı kasabasında daha eski bir sır yavaş yavaş görünür olur. Bu gizem, karakterlerin gerçeklik algısını ve yaşadıklarını açıklama biçimlerini zorlar. Roman, politik tarihle kadim bir evren tasavvurunu aynı labirentte bir araya getirir. Günlük, iki dönemin tanıklıklarını koruyan ortak bir nesneye dönüşür. Tavuskuşu Güncesi'nin merkezinde, birbirini arayan insanların farklı zamanlarda bıraktığı izler vardır; yolculuk ilerledikçe geçmiş, şimdi ve gerçeklik arasındaki sınırlar belirsizleşir.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

İnsan gerçeği değil, gerçeğin kendisine uygun olan kısmını arar
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş