Taşlar Yerine Otururken
EdebiyatKurguTarih

Taşlar Yerine Otururken

İpek Ongun

Yayıncı
Artemis Yayinlari
Sayfa
445
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2011

Özet

Gençlik arkadaşlığını yetişkin hayatın değişen sorumlulukları içinde sürdüren İpek Ongun'un Taşlar Yerine Otururken'i, Serra ve yakın çevresinin artık kendi kararlarının sonuçlarıyla yüzleştiği bir döneme odaklanır. Dilek, Melis, Sıla, Esin ve Toprak farklı ilişki, iş ve aile düzenleri kurarken geçmişte onları bir arada tutan bağ yeni sınavlardan geçer. Serra'nın gözlemci konumu, tek bir kahramanın dönüşümünden çok aynı kuşağın farklı yetişkinlik biçimlerini yan yana getirir. Ekonomik bağımsızlık, evlilik, ebeveynlik ve kişisel alan gibi meseleler gündelik konuşmaların içinden gelişir.

Ongun, Bir Genç Kızın Gizli Defteri çevresinde büyüyen karakterleri gençlik sorunlarının ötesine taşırken dostluğu kusursuz bir güvence olarak sunmaz. Yakınlık, insanların birbirlerinin seçimlerine karışma hakkı ile destek verme sorumluluğu arasındaki çizgide sınanır. Seri geçmişini bilenler karakterlerdeki uzun süreli değişimi izleyebilir; eser aynı zamanda yetişkinliğin tamamlanmış bir durum değil, yeniden kurulan bir denge olduğunu kendi başına da anlatır. Bölümlerin çoklu karakter yapısı, mutluluğu tek bir yaşam modeline bağlamadan farklı sonuçları görünür tutar. Romanın duygusal ağırlığı büyük dönüm noktalarından çok, yıllar içinde biriken deneyimin arkadaşlık dilini nasıl değiştirdiğinde toplanır.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 3 gönderi

sezai atay@sezaiatay01· 6ay🇹🇷

İşte böyle benim sevgili sırdaşım. Bugün yaşadıklarımla hayatımdaki bir bölüm daha kapanmış oluyor. Artık Oktay da gerçek anlamda kendi yoluna gidecek. Bir başka deyişle, onun hayatında da artuk taşlar yerli yerine oturacak. Gençliğimizin simgeleri birer birer bizden uzaklaşıyorlar. Aile büyüklerimizi ölüm elimizden alıyor. Diğer sevdiklerimizse, kendi hayatlarını kuruyor ve başka başka ufuklara yelken açıyorlar. Onların arkasından bakarken hem mutlu oluyor insan, hem de o ince hüzün gelip yerleşiveriyor yüreğine... Bu sadece Oktay için değil, tüm sevdiklerimiz için böyle... Ama taşlar da ancak böyle yerli yerine oturuyor. Öyle değil mi...

7
sezai atay@sezaiatay01· 6ay🇹🇷

"Yozlaşmaya neden olan güç değil, korkudur. Gücü kaybetme korkusu, onu elinde tutanları yozlaştırır;gücün hışmından korkmaksa, tebaayı... "

5
sezai atay@sezaiatay01· 6ay🇹🇷

Yaptıklarının kıymeti bilinince insan mutlu oluyor. Emeklerin boşa gitmemiş oluyor. Tüm yorgunlukların uçup gidiyor. Babaanneciğim hep, "Marifet, iltifata tabidir, " derdi.

3

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir