
Dünya, onunla tek başına yüzleşmek zorunda olmadığınızda daha az ürkütücü olabiliyordu.

Onuncu evlilik yıldönümlerinde uzak bir İskoçya kaçamağına çıkan Adam ile Amelia'nın hikâyesini kuran Alice Feeney'nin Taş Kağıt Makas'ı, bozulan bir ilişkinin sırlarını kapalı mekân gerilimiyle birleştirir. Çift, hafta sonunu gözlerden uzak eski bir şapelde geçirmeyi umar; kötü hava, tuhaf işaretler ve ev sahiplerinin yokluğu kısa sürede bu planı tehdit eder. Adam yüzleri tanımakta güçlük çektiği için gördüğü kişileri başka ayrıntılardan ayırt etmek zorundadır. Amelia ise her yıldönümünde kocasına yazdığı, fakat ona hiç vermediği mektuplarda evliliklerinin farklı bir kaydını tutmuştur.
Feeney iki eşin bakışını ve mektupları dönüşümlü kullanarak okurun güvenebileceği anlatıyı sürekli değiştirir. Geçmişte verilmiş kararlar, şapelin bugünkü tekinsizliğiyle kesişirken “birinin yalan söylediği” fikri basit bir suçlamadan yapısal bir gerilim aracına dönüşür. Roman, büyük açıklamalarını saklı tutarak sevgi, hafıza ve karşılıklı algı arasındaki boşlukları öne çıkarır. İzole ortamın sağladığı baskı ile evlilik arşivinin katmanlı düzeni birleştiğinde, ilişkinin krizini kimin haklı olduğundan çok iki insanın aynı geçmişi ne ölçüde paylaşabildiği sorusu belirler.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Dünya, onunla tek başına yüzleşmek zorunda olmadığınızda daha az ürkütücü olabiliyordu.

Nefis kitap… Bir oturuşta yarısına geldim. Boşuna bestseller olmamış 💕

Herkesin En Kıymetlisi vardır. Ben seninkiyim, sen de benim.Şimdi ve daima.
“Güven denilen şey ödünç alınamazdı, bir kere geri aldınız mı bir daha veremezdiniz”
“Keşke insanlar da kitaplar gibi olsalardı. Bir romanın yarısına gelip de beğenmediğinizi fark ederseniz onu bir kenara bırakıp yenisini bulabilirdiniz. Aynısı filmler ve diziler içinde geçerliydi. Öyle yaptınız diye…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş