
Daha once Hiristiyanligin ozu ve Gelecegin Felsefesi adli kitaplarini yayimladigimiz L. Feuerbach'a gore teolojinin hakiki anlami antropolojidir ve din, insan ruhunun ruyasidir. Ama biz ruyada da olsak hiclikte ya da gokyuzunde degil, yeryuzunde yani gerceklik diyarinda bulunuruz. Hiristiyanligin ozu'nde bu dusuncenin temellerini atan Feuerbach, Tanrilarin Dogusu'nda ise klasik, Ibrani ve Hiristiyan antikcag metinlerine yogun referanslar yaparak bu dusuncesini cozumleme yoluna gidiyor."Tanri, mense ve oz itibariyle bir 'akil nesnesi' degildir, onu bu hale, daha sonraki kusaklarin akilsizligi ya da akli getirmistir. O, spekulasyonun, felsefenin nesnesi ya da urunu de degildir, cunku ortada henuz filozoflar yokken tanrilar vardi ve evrenin nedenleri, atesten ya da sudan ya da hatta hiclikten meydana gelisi konusunda sacmalamak kimsenin aklina gelmedigi zaman da onlar vardi. Tanri, aslinda bir talebin, dilegin nesnesidir; o, talep edildigi, icten arzu edildigi, istendigi icin, tasarlanmis, dusunulmus, inanilmis bir varliktir. Gozun ozune denk dusen bir varlik olarak, isigin sadece goz icin gerekli bir nesne olmasi gibi, tanri da sadece genel olarak bir talebin nesnesidir, cunku tanrilarin dogasi insani dileklerin dogasina denk duser."-Ludwig Feuerbach-(Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 96Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Omega
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş