
Kıyafetler bir saniye içinde çıkarılıp atılabilir, ama bir insanın doğasını değiştiremezler. İnsan ya iyidir ya da değildir.

Bernard Malamud’un Tamirci romanı, 1905 Devrimi’nden sonra ve son Çar’ın devrilmesinden önce, 1911 Kiev’inde geçer. Kent, hurafelerin ve gizemci görüşlerin etkisini koruduğu, Yahudi düşmanlığının gündelik hayata yayıldığı bir yerdir. On iki yaşındaki bir Rus çocuğu bıçaklanmış ve kanı akıtılmış hâlde bulununca, cinayet hızla Yahudilere yöneltilen ayinsel bir suçlama biçimini alır.
Elinden her iş gelen tamirci Yakov Bok, işlemediği cinayet nedeniyle tutuklanır ve mahkemeye çıkarılmadan hapse atılır. Soruşturma gerçeği aramak yerine mevcut önyargıları doğrulayan yeni iddialarla genişler. Halkın davaya gösterdiği ilgi arttıkça Yakov’un çektiği acı da yoğunlaşır; hukuki belirsizlik, fiziksel tutsaklık kadar ağır bir baskıya dönüşür.
Yakov için beraat ihtimali bile hüküm giymek kadar korkutucu olmaya başlar. Roman bu çelişki üzerinden, insanın adalet mekanizması tarafından görünmez kılındığı bir ortamda benliğini ve aklını koruma çabasını inceler. Tarihsel antisemitizmi tek bir davanın çevresinde somutlaştıran Tamirci, suçlama, toplumsal nefret ve devlet gücü arasındaki ilişkiyi bir mahkûmun uzun bekleyişi üzerinden anlatır. Yakov’un kişisel sıkışmışlığı, önyargıyla çalışan kurumların masum bir insanı nasıl toplumsal korkunun simgesine çevirebildiğini gösterir; bekleyiş de anlatının temel gerilim araçlarından biri olur.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

Kıyafetler bir saniye içinde çıkarılıp atılabilir, ama bir insanın doğasını değiştiremezler. İnsan ya iyidir ya da değildir.
pek bilinmeyen bir kitap ama oldukça içten
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş