
"Sen nasıl bu kadar ceylan koşması Sen nasıl bu kadar yollar aşması Sen nasıl bu kadar güneşe meftun Sen nasıl bu kadar sahra çeşmesi"

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 144 p. Edited by Kadir Güven Cover design by Esra Gevrek Nurullah Genç'in hayata armagan ettigi kelimeler, siirin en güzel duraklarina götürüyor okuru yeniden. Kartallar uçar mi bir harâbeden Köprülerden benim yârim geçer mi Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem Tasirsin yeryüzüne ebedî tohumlari Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum Avuçlayip öpüyorum kumlari Bir karadelikten bakarken hayat Meydan okuyanlar kim bu seraba Söyle bana hindiba
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

"Sen nasıl bu kadar ceylan koşması Sen nasıl bu kadar yollar aşması Sen nasıl bu kadar güneşe meftun Sen nasıl bu kadar sahra çeşmesi"

Kartallar uçar mı bir harâbeden Köprülerden benim yârim geçer mi Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem Taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum Avuçlayıp öpüyorum kumları Bir karadelikten bakarken hayat Meydan okuyanlar kim bu serâba Söyle bana hindiba
“Yol uzun; umutsuz çıkamam yola Zaman dar; sevdasız yürüyemem ki Hangi aşk beslenir hazinelerden Hangi can sığınmış paraya pula”
“Bırakıp git diyorsun bir köyde ellerini Köy yıkılır; ölürüm Unutup git diyorsun bir şehirde gözlerini Şehir batar; gömülürüm”
“Sana durmadan mutluluk taşıyan mevzilerini yıktın kalbimin”
“sen neden bukadar güzelsin. söyle bana hindiba”
“Bir dünya uzatıyorsun ellerime”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş