
Geçmişe baktığımızda hikayenin tamamını değil, sürecin daha toz pembe olan yanlarını görürüz.

Tahmin edilebilirlik duygusunu sarsan Nassim Nicholas Taleb'in Siyah Kuğu Olasılıksız Görünenin Etkisi, nadir görünen fakat sonuçları olağanüstü büyük olayların dünyayı nasıl değiştirdiğini inceler. Taleb'in siyah kuğu dediği olay, önceden olağan beklentilerin dışında kalır; gerçekleştikten sonra ise insanlar onu açıklanabilir ve hatta öngörülebilirmiş gibi anlatmaya yönelir. Bu üçlü yapı, finans piyasalarından tarih yazımına ve kişisel kararlara kadar belirsizlik karşısındaki düşünme alışkanlıklarını sorgular. Kitap, çok veri toplamanın bilinmeyeni otomatik olarak ortadan kaldırmadığını özellikle vurgular.
Taleb ortalamalara, düzgün dağılımlara ve geçmiş örneklerden geleceğe uzatılan rahat çizgilere kuşkuyla yaklaşır. Bilgi arttıkça kesinliğin de aynı ölçüde artacağı varsayımı yerine, modelin dışında kalan uç olaylara karşı kırılganlığı araştırır. Anlatı anekdot, olasılık tartışması, kültürel eleştiri ve mesleki deneyim arasında hareket eder; bu parçalı form kitabın tek bir teknik disipline kapanmasını engeller. Siyah Kuğu bir yatırım reçetesi sunmaz ve belirli olayların zamanını öngördüğünü iddia etmez. Kurgu dışı değerini, insanın bildiği şeylerden çok bilmediği alanın kararlar üzerindeki ağırlığını hesaba katmaya zorlayan epistemik uyarısından alır.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Geçmişe baktığımızda hikayenin tamamını değil, sürecin daha toz pembe olan yanlarını görürüz.

Anlatının gücünü görebilmek için şu cümleye bir göz atın: 'Kral öldü ve kraliçe öldü.' Şimdi bunu şu cümleyle kıyaslayın: 'Kral öldü, ardından kraliçe de kederinden öldü.' İkinci cümle daha kolay aktarılabilir ve hatırlanabilir bir hal aldı.Özet olarak, bir anlatının tanımı ve işlevi de budur.

Önemli olan hemen her şey, rastlantı sonucu fark edilmiştir.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş