
Fakat mademki sevmeyecektiniz,beni niçin büyülediniz,kalbimle niçin oynadınız?Ve sonra bana ‘Ben sizi sevmiyorum’derken bunu seven bir kalp için ne müthiş bir darbe olduğunu hiç düşünmediniz,değil mi?

1911'de yayımlanan Siyah Gözler, aşk anlatılarında sık görülen edilgen kadın kalıbını tersine çevirerek tutkusunun peşinden giden bir kadını merkeze alır. Cemil Süleyman, kısa romanında erkeği arka planda tutar ve ilişkinin duygusal hareketini kadının arzusu, kuşkuları ve kıskançlığı üzerinden kurar. Sevme isteği, toplumsal baskıların gölgesinde giderek daha yoğun ve sarsıcı bir hâl alır.
Kahramanın duyguları sakin bir yakınlıktan çok, kaybetme korkusuyla beslenen saplantılı bir bağlılığa dönüşür. Sevdiği erkeğin bakışlarında başka bir hayalin izini görme ihtimali bile iç dünyasında büyük bir gerilim yaratır. Arzu ile güvensizlik arasındaki bu dalgalanma, ilişkinin sınırlarını ve kadının kendi benliğiyle kurduğu bağı zorlar. Roman, hastalıklı aşkı romantik bir ideal gibi parlatmadan onun psikolojik baskısını izler.
Siyah Gözler, toplumsal kuralların kadınların duygu ve davranışlarını nasıl kuşattığını gösterirken kahramanını basit bir mağdur konumuna da indirgemez. Cemil Süleyman'ın dönemine göre sade dili, yoğun ruh çözümlemelerini kısa ve etkili sahnelerle taşır. Fecr-i Âti ortamında yazılan eser, kadın arzusuna verdiği merkezî yer ve kıskançlığın insan algısını dönüştürüşüne yönelik dikkatiyle Türk roman tarihinde özgün bir yerde durur.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Fakat mademki sevmeyecektiniz,beni niçin büyülediniz,kalbimle niçin oynadınız?Ve sonra bana ‘Ben sizi sevmiyorum’derken bunu seven bir kalp için ne müthiş bir darbe olduğunu hiç düşünmediniz,değil mi?

Siyah gözlerine her baktığımda gece biraz daha derinleşiyor; sanki karanlık değil de, sakladığın duygular büyüyordu içimde.

Bazı gözler vardır, bakmaz sadece; içine çöker insanın. Siyah gözlerin en büyük suçu da buydu: insanı kendine değil, kendinden vazgeçirmesi…
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş