
Bir Kıbrıslı adamın dilini, yurdunu ve kendisine ait bir hayatı araması, Sınırdışı Saatler'in gerçeküstü anlatısını harekete geçirir. Mehmet Yaşın, kahramanının gerçekten yaşayıp yaşamadığını, yazılmakla mı yoksa hayal edilmekle mi var olduğunu sorgulayan sesi üzerinden sınır fikrini kimliğin içine taşır. Sınır dışı edilme ihtimali, coğrafi yaptırımı aşarak insanın kendi hikâyesinden, dilinden ve ortak hafızasından koparılması anlamına gelir. Bu kopuş, toplumsal belleği de yaralar.
Roman Kıbrıs'tan yola çıkarak savaşın, şiddetin ve düşmanca duyguların birey ile toplumda bıraktığı travmaları araştırır. Ada'da doğup büyüyen insanların vatansızlık deneyimi, iç dünya ile siyasal gerçeklik arasındaki mesafeyi sürekli daraltır. Gerçeküstü teknik, yaşanan durumun akıl dışılığını süslemek yerine onunla aynı ritimde işleyen bir anlatım kurar.
Savaş ve militarizm eleştirisi, soyut bir barış çağrısından çok yurdunun neresi olduğunu bilemeyen kişinin parçalanmış bilincinde karşılık bulur. Romanın soruları aidiyet, vatandaşlık ve anlatılma hakkını birbirine bağlar. Kimin hayatını yaşadığımız ve bir ülkeye hangi dille bağlandığımız, Kıbrıs'ın çözümsüzlüğü içinde kişisel olduğu kadar toplumsal bir hesaplaşmaya dönüşür.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş