
medianin nasil dikkatimizi dagittigini ve duygusuzlastirdigini fark edelim

Jean Baudrillard'ın Simülakrlar ve Simülasyon'u, göstergelerin artık sabit bir gerçeği temsil etmekle kalmayıp gerçeklik duygusunu kendilerinin ürettiği bir dünyayı inceler. Simülakr, kopyası olduğu özgün kaynaktan kopmuş işaret düzenini; simülasyon ise bu düzenin hakikat ile kurmaca arasındaki sınırı silmesini anlatır. Baudrillard bu düşünceyi kitle iletişim araçları, tüketim kültürü ve Disneyland gibi örnekler üzerinden geliştirir. Kitap bu çerçevede görüntülerin ve modellerin gündelik yaşamı nasıl önceden biçimlendirdiğini tartışırken hipergerçekliği çağdaş deneyimi örgütleyen bir biçim olarak kurar.
Metin doğrusal bir toplumsal incelemeden çok, birbirini tamamlayan kavramsal denemeler halinde ilerler. Okurun karşısına çıkan temel gerilim, temsilin gerçeği açıklaması ile onun yerini alması arasındadır; politik söylemden medyaya, tüketim nesnelerinden eğlence mekânlarına uzanan örnekler bu gerilimi görünür hale getirir. Baudrillard'ın yoğun ve provokatif dili, kesin bir çözüm sunmak yerine gerçek dediğimiz şeyin hangi kodlar tarafından üretildiğini sorgular. Simülakrlar ve Simülasyon'un kalıcı önemi, hakikatin kaybolduğunu ilan etmekten çok, gerçeğe eriştiğimizi sandığımız araçların başlı başına bir gerçeklik rejimi kurduğunu göstermesidir.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

medianin nasil dikkatimizi dagittigini ve duygusuzlastirdigini fark edelim

Her geçen gün daha fazla bilginin, ancak gittikçe daha az anlamın olduğu bir dünyada yaşıyoruz.

Bu cehennem azabının kökeninde anlamı kavranması güç bir kurnazlık ve şeytanlıkla değişikliğe uğratan bir simülasyon vardır.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş