Sıfır Noktasındaki Kadın

Sıfır Noktasındaki Kadın

Neval El Seddavi

Yayıncı
Metis Yayincilik
Sayfa
112
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2024

Özet

Neval El Seddavi'nin Sıfır Noktasındaki Kadın romanı, Kahire'de idamı bekleyen Firdevs'in yaşamını cezaevindeki bir görüşme çerçevesinden anlatır. Yazarın gerçek bir karşılaşmasından hareket eden eser, Firdevs'in sesini edebî bir kurgu içinde öne çıkarır; çocukluk, aile, eğitim, çalışma ve erkek egemen kurumlarla yaşadığı çatışmalar onun kendi hayatını nasıl yorumladığını belirler. Roman bu tanıklığı düz bir biyografi ya da saha raporuna dönüştürmez, baskı altında özne olma mücadelesi olarak kurar. Firdevs'in anlatma kararı, onu hakkında konuşulan biri olmaktan çıkarıp deneyimini kendi sözcükleriyle düzenleyen bir anlatıcıya dönüştürür. Cezaevi görüşmesinin sınırlı zamanı, bu sesi kendi hayatı üzerinde kurduğu kararlı bir son söze yaklaştırır. Anlatı, doktorun gözlemci konumuyla Firdevs'in doğrudan sesi arasındaki mesafeyi açık tutar; yaşananları açıklama yetkisini dışarıdan gelen tanıdan kadının kendi hayat anlatısına kaydırır.

Kısa ve yoğun anlatım, toplumsal şiddetin tek tek kişilerin davranışlarını aşarak ekonomik bağımlılık ve cinsiyet eşitsizliği yaratan yapılardan beslendiğini gösterir. Firdevs'in öfkesi ve kararlılığı, onu edilgen bir mağdur portresine indirgemeden kendi sözünün sınırlarını çizmesine imkân verir. Para, beden ve çalışma ilişkileri, güvenlik ile bağımsızlık arasındaki çelişkiyi büyütür. Hassas olayların ayrıntılarını ve son eylemin bütün koşullarını açmadan ilerlemek, romanın etik gerilimini korur. Metnin kalıcı etkisi, özgürlüğün hangi koşullarda mümkün olduğunu sorarken konuşma hakkı elinden alınmış bir kadının sesini anlatının merkezine yerleştirmesidir.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 17 gönderi

Buse Uçkaç@buseliii· 10ay🇹🇷

Gözlerine kara gözlükler takıp sonra da güneşi görmediğini söylüyorsun.

20
lehrerin@lehrerin· 10ay🇹🇷

Birinin kölesi olmayan kimseyi gördün mü? İnsanlar iki çeşittir Firdevs, köleler ve efendiler."

20
lehrerin@lehrerin· 10ay🇹🇷

Herkes bir gün ölecek Firdevs. Sen de, ben de. Önemli olan ölene kadar nasıl yaşayacağımız." "Nasıl yaşayacağız? Yaşam çok zor." "Yaşamdan daha sert olmalısın Firdevs. Yaşam çok sert. Gerçekten yaşayanlar yalnızca ondan daha sert olanlardır."

17
lehrerin@lehrerin· 10ay🇹🇷

“Ben gerçeği söylüyorum. Gerçek vahşi ve tehlikelidir.

15
kitapkurdu@kitapkurdu3301· 9ay🇹🇷

her kadının ağır ağır sindirerek okumasi gereken bir kitap...

13
lehrerin@lehrerin· 10ay🇹🇷

Beynimdeki bir kurşunu çıkarır ya da bir uru çıkarıp atarcasına onu kafamdan çıkarabilecek bir şey yok muydu?

13
Yıldız Koyun@yldz· 10ay🇹🇷

Romanın merkezinde Firdevs var. Hayatı boyunca aşağılanmış, itilmiş, ötekileştirilmiş, şiddete maruz kalmış bir kadın. Ama aynı zamanda öyle bir kadın ki, en dipte olduğu noktada bile içindeki direnci yitirmemiş. O “sıfır noktası” dediği yerde aslında bir tür özgürlük buluyor; çünkü kaybedecek hiçbir şeyi kalmıyor. Firdevs’in hikâyesi, kadının sadece bireysel değil, toplumsal olarak nasıl sindirildiğini, bedeninin ve ruhunun nasıl birer savaş alanına dönüştürüldüğünü çarpıcı bir dille gösteriyor. Seks işçiliğine sürüklenişi, erkeklerin dünyasında bir “meta” olarak algılanışı ve buna karşı verdiği sessiz isyan, romanın en vurucu tarafı. Firdevs’in şu sözleri kitabın ruhunu çok iyi özetliyor:“Özgürlüğün bedeli yalnızlıktır. Ama yalnızlığın içinde özgürlüğü bulan kadın, artık kimsenin kölesi olamaz

12
Piraye@piray· 3ay🇹🇷

Uzun zamandır listemdeydi. Artık aldım ve başlıyorum 🌸

10
Bookspace· 5ay🇹🇷

"Geçmişimde, çocukluğumda kayda değer bir şey yoktu; ne aşk ne de başka bir şey. Bu yüzden benim söylediğim her şey gelecekle ilgiliydi. Çünkü gelecek, istediğim renklerle boyamak üzere hâlâ benimdi. Özgürce karar vermek, istersen değiştirmek üzere hâlâ benim... "

8
fıstık@fistik· 1y🇹🇷

“Portakal mı seversin, mandalina mı?" diye sordu. Cevap vermeye çalıştım, ama sesim çıkmadı. O güne kadar kimse bana portakal mı mandalina mı sevdiğimi sormamıştı. Babam bana hiç meyva almazdı, amcamla kocam da ne istediğimi hiç sormadan alırlardı. Açıkçası, ben de mandalinayı mı, portakalı mı tercih ettiğimi hiç düşünmemiştim. Sorusunu yineledi: "Portakal mı seversin, mandalina mı?" "Mandalina," dedim. Ancak o mandalinaları alır almaz, portakalı daha çok sevdiğimi fark ettim, ama bunu ona söylemeye utandım, çünkü mandalina daha ucuzdu.

7
Yasin Demirtaş@karmaa· 1ay🇹🇷

Ağlıyordum, ama gözyaşlarım akmıyordu artık.

6
zeynep@zeyney· 11ay🇹🇷

bugün dışsrıda bitirdim, evde olsam kesin ağlardım , özellikle son 30 sayfası falan çok dokunaklıydı, tek nefeste bitti. üzerine uzun uzun konuşabileceğim hsrika bir kitap

6
erd7@erdnn· 3ay🇹🇷

_Artık onuru korumak için büyük paraların gerektiğini,_ _*ama büyük paraların onuru yitirmeden kazanılamayacağını öğrenmiştim.

4
Günay@gunayc· 8ay🇹🇷

Erkeklerden nefret ettiğimin farkındaydım; fakat bu sırrı uzun yıllar başarıyla sakladım. En çok nefret ettiğim erkekler bana öğüt vermeye kalkışanlar ya da beni yaşadığım hayattan kurtarmak istediğini söyleyenlerdi. Onlardan daha çok nefret etmem, benden daha iyi olduklarını ve yaşamımı değiştirmek için bana yardımcı olabileceklerini sanmalarıydı. Şövalye gibi görürlerdi kendilerini; başka koşullarda oynayamadıkları bir roldü bu. Benim düşük bir insan olduğumu anımsatarak, soylu ve üstün hissetmek isterlerdi.

4
xxxxxcxcx@xczvbgd· 6ay🇹🇷

.. Kitaplığa kimse giremezdi. Yalnızca bana ait , çok özel bir odaydı burası . Misafirlerimi kabul ettiğim yer yatak odamdı ...

2
Elrond@elrondlotr· 6ay🇹🇷

Çünkü gelecek, istediğim renklerle boyamak üzere hâlâ benimdi. Özgürce karar vermek, istersem değiştirmek üzere hâlâ benim…

2
zehra@hayirsenkimsin· 12ay🇹🇷

biraz da amacına uygun kullanın

1

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir