
Biliyorsun çünkü, yumuşak sertten güçlüdür, su kayadan güçlü, sevgi zorbalıktan güçlüdür.

Hermann Hesse’nin Siddhartha romanı, Brahman bir ailenin yetenekli oğlu olan Siddhartha’nın başkalarının öğretileriyle yetinmeyip kişisel hakikati aramasını anlatır. Çocukluk arkadaşı Govinda ile düşünce ve meditasyon çalışmaları yapan genç, güvenli geleceğini bırakarak gezgin bir çileci hayatına yönelir. Ne var ki katı yoksunluk da aradığı bütünlüğü sağlamaz. Gotama Buddha’nın sözlerinden etkilenmesine rağmen bir takipçi olmak yerine kendi deneyiminin peşinden gitmeyi seçer. Daha sonra haz, para ve tutkularla örülü dünyevi yaşama karışır; bu dönem ona arzunun çekimini ve insanın kendine yabancılaşmasını öğretir. Umutsuzluğa yaklaştığında karşısına çıkan nehir, romanın hem mekânı hem de temel simgesi olur. Nehri dinleyen kayıkçıyla kurduğu ilişki, zamanın, acının ve huzurun birbirinden kopuk olmadığını sezmesine yardım eder. Hesse aydınlanmayı hazır bir inanç sistemi ya da tek bir yöntem olarak sunmaz. Siddhartha, bilgi ile yaşantı arasındaki farkı, hata yapmanın olgunlaşmadaki yerini ve insanın dünyayla uyum arayışını yalın, şiirsel bir anlatımla inceleyen felsefi bir romandır. Govinda ile yollarının zaman zaman kesişmesi, aynı manevi sorulara farklı yöntemlerle yaklaşmanın mümkün olduğunu da gösterir.
Bookspace topluluğundan 8 gönderi

Biliyorsun çünkü, yumuşak sertten güçlüdür, su kayadan güçlü, sevgi zorbalıktan güçlüdür.

“İçinde dingin bir yer, sığınılacak bir yer var. Ne zaman istersen, benim gibi oraya çekilebilir, kendini kendi evinde hissedebilirsin.”

“fark ettiği tek şey vardı, eskiden içinde uyanıp kendisine en güzel günlerinde izleyeceği yolu gösteren aydınlık ve güvenilir sesin susmuş olmasıydı."

Dünyayı olduğu gibi sevmeyi, ona ait olmaktan sevinç duymayı öğrendim. Artık hiçbir şeyi başka bir şeyle kıyaslamıyorum."

"Bir kimse arıyorsa, gözü sadece aradığı şeyi görür; hiçbir şeyi bulamaz, dışarıdan hiçbir şeyi içeri alamaz. Çünkü o sadece aradığı şeyi düşünmektedir."

"..sana ancak sunu söyleyebilirim: Çok arıyorsun ve bu yüzden bulamıyorsun."

“ah, yaranın henüz çiçeklendiği yoktu, kalbi yazgıya karşı direniyordu henüz, çektiği çileden henüz neşe ve zafer parıltısının yüz gösterdiği yoktu. ama umudunu yitirmemişti."

hahaj
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş