
"Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor. Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler."

Ursula K. Le Guin’in Sesler romanında gündelik hayat, şiddet, hoşgörüsüzlük ve yazılı söze yönelen açık düşmanlık altında sürdürülmeye çalışılır. Bitmeyecekmiş gibi görünen bir işgal, insanların fiziksel güvenliğini, hatırlama ve düşünme imkânlarıyla birlikte kuşatır. İktidarın karşısındakileri bütünüyle yok etmesinin yolu, onların sahip olduğu bilgiyi ortadan kaldırmaktan geçer.
Bu tehdide rağmen bilgiyi koruyan insanlar vardır. Yazılı söz, sessiz bir kültür unsurundan çıkarak direnişin merkezine yerleşir. Bilginin saklanması ve aktarılması, işgal altındaki toplumun geçmişiyle bağını koruması kadar geleceğini kurabilmesi için de belirleyici olur. Romanın temel gerilimi, baskının günlük yaşamı daraltması ile sözün ve hafızanın buna karşı açtığı alan arasında gelişir.
Sesler, Batı Sahili Yıllıkları dizisinin ikinci kitabıdır. Le Guin’in devamlı okurları, daha önce yayımlanan Marifetler’de tanıştıkları karakterlerle yeniden karşılaşır; dizinin sonraki halkasını ise Güçler oluşturur. Bu bağ, tek bir işgal öyküsünü daha geniş bir dünyada yetenek, bilgi ve iktidar sorunlarına bağlar. Roman, yazılı kültüre düşmanlığın insanları nasıl susturduğunu ve bilgiyi koruma çabasının gündelik direnişe nasıl dönüştüğünü fantastik bir toplum düzeni içinde araştırır.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

"Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor. Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler."

Kırılanı, kırılmış onarır.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş