
"Her yalnız âşık değildir; ama her yanmış aşkın kuytusunda yalnızdır.

Yedi eşkıya, yedi hançer, yedi oluk kan. Aşkın güneşinden ateş yerine kan akmıştır bu defa. Akan kanları ile bir mektup yazmıştır Mevlana'sına: "Hamuşum! Ey benim yüreğimin içi! Ah aşkın gözyaşlarını akıtan can dost! Bu mektubumun sana geldiğinde bilesin ki; Başımı kesip kör kuyuya atsalar. Şah damarımdan oluk oluk kanı akıtsalar, dokuz yurda tenimi lime lime dağıtsalar, yedi çakal sürüsü vücuduma saldırsalar kırmazdı acılar beni, yorardı belki teni. Özümsün, özümle ararım Mevlana'm seni. Şems'in kurban olsun sana. Ve yemin ederim ki ölümümün gözlerinin önünde olmasını isterdim. Gör ki aşk için ölmek ne demekmiş."
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

"Her yalnız âşık değildir; ama her yanmış aşkın kuytusunda yalnızdır.
“Kim gücendirdi senin o nâzende yüreğini, hangi kem söz, hangi sinsi nazar seni benden kopardi ey Şems?”
“Vakti gelince gitmenin adıdır gün batımı. Ömürden, gönülden, günden...”
“🔥 “Aşk, seni sana rağmen değiştirendir.” – Hz. Şems”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş