
Hayat yorar bazen, Sığınmak için huzura, Günün akşama, Düşlerin uykuya ihtiyacı vardır. Ve umutların yeniden yeşermesi için sabaha günaydın ☀️🌼

Selâhattin Hilâv'la Konuşmalar, farklı dönemlerde yapılmış iki söyleşiyi bir araya getirerek düşünürün yaşamı ile fikir serüvenini kendi anlatımı üzerinden izler. Biri 2004 tarihli uzun, diğeri 1975 tarihli daha kısa konuşma; çocukluk, ilk gençlik ve okul yıllarından Paris ile İstanbul'daki deneyimlere uzanır. Edebiyat ve sanat çevresi de bu kişisel güzergâhın ayrılmaz bir parçası olarak görünür.
Söyleşilerin ağırlık noktası Hilâv'ın düşünce dünyasıdır. Marksizm, Asya tipi üretim tarzı, birey sorunu, yabancılaşma, Batılılaşma, Rönesans ve Aydınlanma gibi başlıklar; Kemal Tahir, Nâzım Hikmet, Ahmet Hamdi Tanpınar, Can Yücel ve Lukács üzerine değerlendirmelerle yan yana gelir. Freud, psikanaliz ve Marx hakkındaki tartışmalar, Türkiye'nin kültürel ve siyasal meselelerine açılan daha geniş bir çerçeve kurar.
Kitap yalnızca kuramsal kavramlarla sınırlı kalmaz. Roman, şiir, divan edebiyatı, Osmanlıca, Türkçe ve Öz Türkçe hareketi gibi dil ve edebiyat konuları; çeviri çalışmaları, Meydan Larousse ile Büyük Larousse deneyimleri ve Adnan Benk'le ilgili anılarla somutlaşır. Sonuçta okur, Hilâv'ın kitaplar, hayat, felsefe ve siyaset arasındaki bağları nasıl kurduğunu gösteren birinci elden bir düşünce portresiyle karşılaşır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Hayat yorar bazen, Sığınmak için huzura, Günün akşama, Düşlerin uykuya ihtiyacı vardır. Ve umutların yeniden yeşermesi için sabaha günaydın ☀️🌼
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş