
En çok yağmur yağdığında seviyorum bu şehri. Herkesin yüzü ıslak,başı öne eğik sanki herkes suçunu kabul etmiş gibi...

Analytische annotatie (jeugd): De ellendigen. - Verkorte bewerking van het klassieke verhaal.
Bookspace topluluğundan 12 gönderi

En çok yağmur yağdığında seviyorum bu şehri. Herkesin yüzü ıslak,başı öne eğik sanki herkes suçunu kabul etmiş gibi...

Aga niye konusu kitap olan bi platformda bel altı muhabbet döndürüyonuz la?

“En çokta yağmur yağdığında seviyorum bu şehri herkesin yüzü ıslak başı öne eğik sanki herkes suçunu kabullenmiş gibi”

Adalet mi, merhamet mi? Javert katı yasayı savunurken, Valjean insani değerleri öne çıkarır. Bu çatışmada hangisi haklı ?

Ancak bir hapishanesin içine kaçmayı başarmıştı. Her şey bitmişti.

"Ey aşktan acı çekenler, sevmekten vazgeçmeyin.Durmadan sevin, aşktan ölmek, aşkla yaşamak kadar asildir."

Kader de akıllı bir insan gibi kötü, insan yüreği gibi canavar olabilir mi?

Ah! İyi yüreklilerin keseleri dolu olsaydı, her şey yoluna girecekti!

Genç kızların soğukluk ve neşeden oluşan ruhlarının beyazlığı kara benzer. Aşk denen güneşi gördüğünde erir.

Ama toplum kendi kendini kurtarabilir; onun iyi niyetine sesleniyoruz. Şiddet içeren hiç bir çözüm gerekli değildir. Hastalığı uzlaşma ile iyileştirmek gerekir. İşte herkesi buna davet ediyoruz.

Niçin konuştuğumu soruyorsunuz. Ne ihbar edildim, ne kovalanıyorum, ne de sıkıştırılıyorum, diyorsunuz. Evet ihbar edildim! Evet kovalanıyorum! Evet sıkıştırılıyorum! Kim tarafından? Kendi tarafımdan. Kendi yolumu kapayan gene benim, kendi kendimi sürüklüyorum, kendi kendimi itiyorum, kendimi yakalıyorum, hükmümü kendim yerine getiriyorum; insan kendi kendini yakalayınca, kolay kolay salıvermez.

Tutkularımızın her birinin, hatta aşkın bile fazla doldurulmaması gereken bir midesi vardır.