
O sira onume koydugum mesele, bana tamamiyla kapitalist uretim tarzi tarafindan ezilmis gorunen bir toplum algisindan cikmakti. Etrafimdaki toplum bana bir metalar yigini, paranin ya da finans mekanizmalarinin birbirleriyle ikame edilebilir kildigi bir soyut degerler yigini gibi gorunuyordu; tek tarafli baglarin icinde yassilasmis, gerilimleri adeta yururlukten kaldirilmis bir kapitalist dunya. Bu kapitalist dunyada artik dogal olan, yani sanayi-oncesi olan ve imal edilmis olmayan hicbir sey bulamiyordum. Marksizm, metalarin degisim degerini kullanim degerlerinden ayirir: Tahakkum sistemlerine ve somuru yontemlerine ragmen ayni zamanda degisimi de kiymetlendiren su kullanim degeri -hos, su kullanim degerinin, en kucuk bir izini dahi bulamiyordum. Dunya tamamiyla seylesmis, soyut hale gelmisti: Sanat boyle bir durumda hangi anlama sahip olabilirdi? Bu gerceklik icinde sanatsal uretim, alternatif yaratim, gercegin yeniden icadi surecleri neler olabilirdi? Bu algi basitce felsefi degil, a
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!