
Hayatimiz yalanla doluydu. Tek ve degismez, bir ve guclu. Biliyorum, herkes yalan soylerdi. Herkes egrileri dogru, dogrulari egri yapardi, yapabilirdi. Ama bahsettigim bu degil. Anlatmak istedigim, yalanin tek gercegimiz olusuydu. Farkindalik durumu degistirmezdi. Caliskan karincalar gibi icguduyle, askla, hizla, bilmeden, sormadan, sorgulamadan onu yeniden insa ederdik. Onu kuran bizdik, onu koruyan ve kollayan da. Soylenecek bir sey yoktu zaten. O, bizdik. Can yakar hayat. Isyana surukler. Ancak hayatin siradanliginda mutsuzlugun sinirlarini zorlarken oyle sert bir duvara carpilir ki, tepetaklak gittigi sanilan hayata geri donmeyi diler insan. Ama yasam donussuzdur... "Baslangicta karmasikliga yol acan 'dil' halen kendi kulvarinda kesfedilmeyi beklemektedir. (...) Ersin ise bu gizemli ve karmasik yapinin dehlizlerinde dolasmakta, kendine bir isik aramaktadir. Dante'nin siirsel anlatimiyla yaptigi uc asamali yolculuk gibi harflerin arasinda gezinmektedir. Ersin, yazarak isigi yakmak i
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!