
İstanbul’dan Siirt’e, oradan Eruh’a uzanan yol, Selahattin Yusuf’un Şafaktan Çok Önce kitabında zorlu bir askerlik deneyiminin düşünsel güncesine dönüşür. Yazar, günlük hayatın yorgunluğunu ve zamana düştüğü notları edebiyat, felsefe, toplum eleştirisi ve siyaset arasında ilerleyen bir anlatıda toplar. Askerlik anıları kitabın somut omurgasını oluştururken yüksek farkındalık hâli, görülen kişileri ve yaşanan yerleri daha geniş sorularla ilişkilendirir. Dostoyevski, Wittgenstein, Ece Ayhan, Kafka, Theodor Adorno ve Nietzsche bu yolculuğun metinsel yoldaşlarıdır. Onların düşünceleri, yazarın dünyasını açıklayan hazır cevaplar şeklinde kullanılmaz; mesakkatli deneyimin içinden geçen yeni karşılaşma noktaları açar. Şafaktan Çok Önce, askerlik güncesinin tarih sırasına bağlı kalabilecek yapısını deneme, hatıra ve eleştiriyle esnetir. Uzun yoldan gelen, omuzlarında görünmez bir yük taşıyan anlatıcı sesi; dalgınlık, unutma ve yorgunluk hâllerini saklamadan okurun yanına oturur. Kitabın hareketi yalnız şehirler arasında değildir; kişisel hafıza ile düşünce tarihi, gündelik gözlem ile politik sorgulama arasında da sürer. Selahattin Yusuf, askerlikten arta kalan anıları kendi zihinsel dünyasının kapısı hâline getirerek hem döneme hem de insanın yük taşıma biçimlerine dikkat kesilen çok katmanlı bir yol anlatısı kurar.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş