
Bil ki, bir mezar taşıdır insandan yarına kalan. Ve unutma, onu da başkası yaptırır, gerisi yalan...

Mehmet Akif Ersoy’un Safahat adlı eseri, şairin yedi kitabını tek bir bütün içinde okura sunar. Bu yapı, farklı dönemlerde kaleme alınmış şiirleri bir araya getirerek Ersoy’un edebî üretimini geniş bir külliyat halinde izleme imkânı verir. İstiklal Marşı ise şairin bilinçli tercihiyle Safahat’a alınmamıştır; Ersoy bu kararını marşı milletinin kalbine gömdüğünü söyleyerek açıklar.
Bu baskının ayırt edici yönlerinden biri, günümüzde yaygın olarak bilinmeyen Osmanlıca kelimelere sayfa altlarında karşılıklar vermesidir. Açıklamalar, metni sadeleştirip yeniden yazmak yerine okurun şiirlerin özgün söz varlığıyla bağ kurmasını kolaylaştırmayı amaçlar. Böyle bir düzen, hem şiir dilini korur hem de tarihsel kelime dağarcığının anlamını takip etmeye yardımcı olur.
Yedi kitabın birleşimi, Safahat’ı yalnızca tek tek şiirlerin sıralandığı bir seçki olmaktan çıkarır ve Mehmet Akif Ersoy’un şair ile fikir insanı kimliğini birlikte değerlendirmeye açar. Eseri ilk kez okuyacaklar için dipnotlu sunum erişilebilir bir giriş yolu sağlarken, külliyata dönen okurlar için metinler arasındaki sürekliliği çok daha açık ve belirgin hale getirir.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Bil ki, bir mezar taşıdır insandan yarına kalan. Ve unutma, onu da başkası yaptırır, gerisi yalan...
“Bana sor sevgili kâri Sana ben söyleyeyim...”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş