
Londra Heathrow Havaalanı, bir yolcunun biletini kontrol ettirdiği sırada turuncu bir ateş küresinin içinde yok olur ve Douglas Adams’ın Ruhun Uzun Karanlık Çay Saati romanındaki tuhaf soruşturmayı başlatır. Patlama resmî açıklamalarda Tanrı’nın işi sayılınca dedektif Dirk Gently daha temel bir sorunun peşine düşer: Bunu hangi tanrı yapmıştır ve Oslo’ya giden 15.37 uçağıyla ne ilgisi vardır? Dirk’in araştırması, son müşterisinin ölümüyle ve sabah zihninde dönüp duran Hot Potato adlı popüler şarkıyla beklenmedik biçimde kesişir. Görünüşte ilgisiz olaylar, onun evrendeki her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğu düşüncesini yeniden sınar. Aşırı kirli bir buzdolabı, başıboş ve saldırgan bir kartal ile gündelik hayatın başka saçmalıkları, mitolojik güçlerle aynı soruşturma alanına girer. Ruhun Uzun Karanlık Çay Saati, polisiye merakı bilimkurgu, mitoloji ve kara mizahla birleştirir. Dirk, düzenli kanıtlardan ilerleyen geleneksel bir dedektiften çok, rastlantıların arkasındaki görünmez örüntüyü izler. Adams, büyük kozmik meselelerle gündelik ihmalleri aynı ciddiyetle ele alarak dünyanın akıl dışı görünen düzenine komik bir açıklama arar. Roman, Dirk’in sıra dışı yöntemlerini kullanırken suçun kaynağı kadar tanrıların modern dünyada nasıl kaybolabileceği sorusunu da canlı tutar.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş