
"Gönlüm âh u zâr kaldı.." Bir gönlün âh u zâr ile dolmasının ne demek olduğunu gönlü rahat olanlar anlayamazdı.

"Ruh Adam", Türk edebiyatında pek alışılmamış çeşitte bir romandır. Müellifin tarihi romanlarını okumuş olanlar, tarihi bir roman gibi başlayan bu eserin öyle olmadığını görecek, sayfalar ilerledikçe kendilerini aşırı bir sembolizmin içinde bulacaklardır. Bir tarih çeşnisinin de yer aldığı roman, yaşamanın gayesini yalnızca askerlikte bulan bir subayın hayatıdır. Tabiatüstü olaylarla anlatılan bir hayat hikayesinin, dikkatle bakıldığı zaman, gerçeklerin sembollerle çerçevelenmiş ifadesinden başka bir şey olmadığı görülecektir.<br/><br/>"Ruh Adam", kendi nefsi ile mücadele eden bir insanın macerasıdır. Edebi-ruhi tahlilini yapanlar, eserin hakikaten bir roman mı, yoksa yaşanmış bir hayat mı olduğunu kestirmekte hayli tereddüde düşeceklerdir.
Bookspace topluluğundan 30 gönderi

"Gönlüm âh u zâr kaldı.." Bir gönlün âh u zâr ile dolmasının ne demek olduğunu gönlü rahat olanlar anlayamazdı.

Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi alevden? Sen istedin ondan, gönül zorla tutuştu

İnsanlar mazide ve tarihin yaprakları arasında kaldılar. Bu gördüklerin birer karikatürden başka bir şey değildir.
"Bir gönlün âh u zâr ile dolmasının ne demek olduğunu gönlü rahat olanlar anlayamazdı."

Sevginin niçini olmaz ki efendim...

Sevginin niçini olmaz ki efendim… Çünkü biz önce severiz. Sonra sevdiğimiz şeyin güzel taraflarını bulmaya çalışırız.

Gözler ki birer parçasıdır senden ilahın Gözlerki senin en yüce Zulmün ve SİLAHIN Vur şanlı. Silahınla gönül mülkü düzelsin Sen öldürüyorken de Vururken de GÜZELSİN!…

Anlatması imkansız Öyle bir an ki Ukabadaki ses varlığının gayesi sanki Bak emrediyor “Daldığın Âlemden uyan ki MUTLAK SEVECEKSİN BENİ bundan KAÇAMAZSIN!…

Akşamları bazen tek başına dolaşmam bir ruh sporudur.

Ruhun mu ateş , yoksa o gözler mi alevden?.!

Ruhun mu ateşten yoksa o gözlermi alevden?

Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu...

Tiyatro bitti, beklemeye lüzum görmüyorum.

Tiyatro bitti beklemeye luzüm görmüyorum...

İnsanlar güvenilmeye lâyık değildir..

tiyatro bitti beklemeye lüzum görmüyorum.

İnsanlar mazide ve tarihin yaprakları arasında kaldılar. Bu gördüklerin birer karikatürden başka bir şey değildir."

<<Bana insanlardan mı bahsediyorsun?>>> <<<İnsanlar mazide ve tarihin yaprakları arasında kaldılar. Bu gördüklerin birer karikatürden başka bir şey değildir.>>>

"Tiyatro bitti. Beklemeye lüzum görmüyorum."

Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım...

Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu. Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse; Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse; Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan, Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...
"Sevginin niçini olmaz ki efendim... Düşünsem makul bir sebep bulabilirim. Fakat bu hakiki sebep olmaz."

tiyatro bitti beklemenin alemi yok

bazen sert bakmasına rağmen saygılı olan gözler bazen en nazik bakışlarla hakaret edebilirler.