
eğer aşıka yok olmak ve ölmek ve yahut da aşk yolunda canını feda etmek düşüyorsa; artık aşk için: “yaşam pınarından ab-ı hayat içmektir” demeleri boş bir söz olmaz mı?

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 224 p. Hz. Mevlânâ gibi büyük bir mutasavvifin, bir mütefekkirin, hassas, heyecanli ve coskun bir sairin dört misralik küçük bir nazim sekli olan "Rubâî" içine, hislerini, fikirlerini sigdirmasi, insani hayretlere düsürür.Gerçekten de bu hâl, büyük bir denizin küçük bir havuza sigdirilmasina benzer. Duygularin ve düsüncelerin teksif edilerek bir komprime hâline getirilmesi her sairin yapamayacagi bir seydir. Bu sebepledir ki, bütün dikkatimizi toplayarak onun rubâîleri üzerine hakkiyla egilir ve Mevlânâ'nin dilinden anlarsak, o mübarek velinin duygulari ve düsünceleriyle asinaligimiz varsa, onun tek bir rubâîsinden bir kitap çikarabiliriz.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

eğer aşıka yok olmak ve ölmek ve yahut da aşk yolunda canını feda etmek düşüyorsa; artık aşk için: “yaşam pınarından ab-ı hayat içmektir” demeleri boş bir söz olmaz mı?

divane oldum, divane hiç uyku uyur mu? mecnun uyku nerede bilir mi? zira Allah uyumaz, uykudan münezzehtir. bil ki Allah’ın divanesi de -uyumakta- onunla beraberdir

anladım ki sevgi varlığımın bağıdır o bin telli saç benim elimdedir ben her ne kadar dün kadehten mest olmuşsam da bugün kadeh benden sarhoştur