
Heinrich Boll, ozellikle 1972 Nobel odulunu kazandiktan sonra yurdumuzda da aktuel olmus, eserleri birbiri ardindan dilimize cevrilerek yayinlanmis ve aydinlarimizin en cok okudugu yabanci yazarlar arasina girmistir. Alman edebiyatinin nesir turunde kisa hikyelerle yayin hayatina baslayan Boll, daha sonra pek uzun olmayan, fakat yapi ve uslup yonunden iddiali ve yogun romanlara gecmistir. Yazarin kisa hikyeleri de basarilidir; ne var ki roman, onun edebî ustaligina ulastigi donemin turu olmustur. Savas sonrasi Alman edebiyatinin, sonraki kusaklara kalacak temsilcilerinden biri olarak gordugum Heinrich Boll'un bicim ve konu ahengi yonunden oldugu gibi, ozlerinin 20. yuzyil Alman insanini, onun yasayisini, derdini, sorumlulugunu, kaderini en guzel dile getirmesi bakimindan da romanlarini incelemeye deger buldum. H. Boll'u cevirilerinden okumak imknina sahip olan Turk okuyucusuna bu yazar hakkinda bilimsel bir arastirma sunmak, onu bir Germanist gozuyle Turkceye kazandirmak istedim
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!