
Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı.

İlban Ertem'in Puslu Kıtalar Atlası: Çizgi Roman adlı eseri, İhsan Oktay Anar'ın aynı adlı romanını görsel anlatıya uyarlayarak Uzun İhsan Efendi ile Bünyamin'in düş, bilgi ve macera iç içe geçen dünyasını yeniden kurar. On yedinci yüzyıl İstanbul'unu andıran sokaklar, yeraltı örgütleri, savaşlar ve olağanüstü karşılaşmalar; metnin tekrarı olarak kalmadan çizginin ritmiyle yeniden düzenlenen bir anlatıda görünür olur.
Uyarlamanın değeri, romanın katmanlı dilini tek tek görüntülere çevirmekten çok, gerçek ile hayal arasındaki belirsizliği sayfa düzeni, karakter tasarımı ve mekân ayrıntılarıyla yorumlamasında yatar. Ertem, özgün eserin felsefi sorularını ve mizahını korurken çizgi romanın bakış, geçiş ve sessizlik olanaklarını kullanır. Bu kayıt İhsan Oktay Anar'ın romanının düz baskısı değildir; İlban Ertem tarafından hazırlanmış yetkili çizgi roman uyarlamasıdır.
Görsel uyarlama, okuma hızını karelerin yoğunluğu ve sayfa geçişleriyle yeniden belirler. İstanbul'un kalabalığı ile karakterlerin düşsel iç mekânları arasındaki kontrast, özgün romanın gerçeklik kuşkusuna çizgisel bir karşılık verir. Böylece bağımsız uyarlama kimliği, kaynak romanla bağını korurken kendi görsel anlatım kararlarıyla ayrışır. Siyah-beyaz çizginin gölge ve mimari ayrıntılara verdiği ağırlık, kentin tekinsiz atmosferini anlatıcı açıklamasına ihtiyaç duymadan taşır. Karakterlerin yüz ifadeleri de metindeki alay ve tedirginlik geçişlerini görsel ritmin parçası yapar.
Bookspace topluluğundan 10 gönderi

Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı.

Sana izin veriyorum, git. Git ve benim göremediklerimi gör, benim dokunamadıklarıma dokun, sevemediklerimi sev ve hatta, bu babanın çekmeye cesaret edemediği acıları çek. Dünyadan ve onun bin bir halinden korkma".

Dünyadaki en büyük mutluluk,bu Dünya'nın şahidi olmaktı.

Birdenbire kendini o kadar çaresiz hissetti ki, oradan uzaklaşıp bir sütunun dibine çökerek ağlamaya başladı. Gelgelelim onu teselli edecek hiç kimse yoktu.

Adına dünya dediğimiz kitabı oku.

“Ulema, cühela ve ehli dubara; ehli namus, ehli işret ve erbab-ı livata rivayet ve ilan, hikâyet ve beyan etmişlerdir ki kun-ı kâinattan 7079 yıl, İsa mesih’ten 1681 ve hicretten dahi 1092 yıl sonra, adına kostatiniye derler tarrakası meşhur bir kent vardı.”

“Ulema, cühela ve ehli dubara; ehli namus, ehli işret ve erbab-ı livata rivayet ve ilan, hikâyet ve beyan etmişlerdir ki kun-ı kâinattan 7079 yıl, İsa mesih’ten 1681 ve hicretten dahi 1092 yıl sonra, adına kostatiniye derler tarrakası meşhur bir kent vardı.”

#puslukıtalaratlası #kitapgirişcümlesi “Ulema, cühela ve ehli dubara; ehli namus, ehli işret ve erbab-ı livata rivayet ve ilan, hikayet ve beyan etmişlerdir ki kun-ı Kainattan 7079 yıl, İsa Mesih’ten 1681 ve Hicretten dahi 1092 yıl sonra, adına Kostantiniye derler tarrakası meşhur bir kent vardı.”

Güzelmiş. Yakında biter.

Düşündüğüm için ben var değilim, sizler varsınız. Sizler benim zihnimdeki düşüncelerden ibaretsiniz.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş