
Durum şöyle: Fırtınanın üzerinde yürüyorum.

Sergey Dovlatov'un Puşkin Tepeleri romanında Boris Alihanov, henüz hiçbir kitabını yayımlatamamış ve parasız kalmış bir yazardır. Yaz aylarını Puşkin Tepeleri Millî Parkı'nda geçirerek biraz para kazanmayı, alkol sorunundan uzaklaşmayı ve dağılmış hayatını yeniden düzene koymayı umar. Görevi, Aleksandr Puşkin'i tanımak isteyen turistlere parkı gezdirmektir.
Boris'in bu geçici sığınağı, aile hayatındaki belirsizlikten de uzaktadır. Eski eşi, kızlarıyla birlikte Amerika'ya yerleşmeyi planlar. Boris bir yandan gündelik işin tekrarları ve parkın ziyaretçileriyle uğraşırken diğer yandan yazarlık başarısızlığı, bağımlılığı ve ailesini kaybetme ihtimaliyle yüzleşir. Kurmak istediği düzen ile sürdürdüğü dağınık hayat arasındaki mesafe, anlatının temel gerilimini oluşturur. Parktaki çalışma, sorunlardan kaçış kadar onlarla baş başa kalma alanına dönüşür.
Dovlatov, sıradan gündelik ayrıntıları mizah ile hüznün yan yana durduğu bir kurmacaya dönüştürür. Puşkin'in kültürel mirası ve turistlerin beklentileri, Boris'in kendi sanatçı kimliğiyle ironik biçimde kesişir. Puşkin Tepeleri, hayatın sunduğu zorluklara ve güzelliklere sanatçı gözüyle bakarken insanın kendisini değiştirme niyetiyle alışkanlıklarının gücü arasındaki çatışmayı anlatan kişisel bir romandır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Durum şöyle: Fırtınanın üzerinde yürüyorum.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş