
Soylu zihinler başkalarının acılarına üzülse bile, Yine de aklı olanlar önce kendi sıkıntılarını dikkate alırlar, Kamçıya katlanmak zorunda kalmaktansa Düşmanlarını kamçılamanın yollarını ararlar.

Paris'te Katliam, Christopher Marlowe'un Fransa’daki din savaşlarını iktidar mücadelesiyle birlikte sahneye taşıdığı tarih oyunudur. Oyun, Saint Barthélemy Günü Katliamı çevresindeki şiddeti ve sonrasındaki siyasi hesaplaşmaları yoğunlaştırılmış bir olay dizisiyle kurar. Guise Dükü’nün hırsı, Katolik güç blokunun hamleleri ve Navarre’lı Henry’nin değişen konumu, kişisel intikam ile hanedan siyasetinin birbirinden ayrılamadığı bir dünya yaratır.
Marlowe, uzun tarihsel gelişmeleri kısa ve sert sahnelere sıkıştırır. Suikastlar, ittifaklar ve ani yön değişiklikleri bir kronik düzeninden çok kesintisiz bir hareket duygusu üretir; sahne mekânı ve ses de katliamın yarattığı şoku güçlendirir. Kişiler, sonuçları tartmaya vakit bulamadan bir sonraki siyasal krize ve şiddet eylemine sürüklenir. Bu yapı, şiddeti gösterişli bir olay olmaktan çıkarıp siyasal düzenin işleyiş biçimine dönüştürür.
Metnin günümüze eksik ve sorunlu bir biçimde ulaşmış olması, parçalı ritmini daha da belirginleştirir; buna rağmen oyunun temel gerilimi açıktır. Marlowe'un oyunu, mezhep diliyle meşrulaştırılan güç arzusunun devlet, aile ve kamusal hayat üzerinde nasıl yıkıcı bir döngü kurduğunu sorgular.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Soylu zihinler başkalarının acılarına üzülse bile, Yine de aklı olanlar önce kendi sıkıntılarını dikkate alırlar, Kamçıya katlanmak zorunda kalmaktansa Düşmanlarını kamçılamanın yollarını ararlar.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş