
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 284 p. Aylardir gözalti, iskence, tutuklama ve ölüm haberleri geliyordu dört bir yandan. Görüyor, duyuyor, okuyor, ancak bir sey yapamiyorduk. Parçalanmistik. Birinin gözü, ötekinin kulagi, digerinin kalbi saçilmisti oraya buraya. Her bir parçamiza baska isimler veriyorduk; kimi zaman onunkine sagduyu diyorlardi, kimi zaman bununkine deneyim... Kimdik biz, neydik, adimiz neydi, hiçbiri önemli degildi bunlarin. Isteyen sezgi diyordu, isteyen bellek, bir baskasi gelenek, öteki ortak bir duyarlilik... Tamamlanmamis yasamlar, arada kalmis insanlar, 80 döneminin acimasizligi ve yasamin kendine özgü sürprizleri… Mehmet Atilla'nin yeni romani Paramparça, 80'li yillarin "ikili" yapisini esine az rastlanan bir "ikizlik" hikâyesiyle birlestirerek vicdanlari sorgulatan, hakiki ve çarpici bir Türkiye kesiti sunuyor. "Kolektif vicdan" olarak adlandirilabilecek bir üst akil ve ses kullanan Paramparça, yalnizca 12 Eylül'ün izlerini sürmekle yetinmeyip, gündelik yasamin üzerimize boca ettigi bazi sürprizleri ve bunlarin uzantilarini da anlatmaya çalisarak okurun metin içindeki gezintisini çekici hale getirmeye özen gösteren sarsici bir yapit. Gerçeklik ile kurgu arasindaki bosluklarda gezinerek genç kusaklarda farkindalik, deneyimli okurlarda ise bellek tazelenmesi yaratmayi arzuladigini belirten Mehmet Atilla, Paramparça'da, yakin tarihimizde geçen karanlik bir dönem üzerinden güçlü bir aska, parçalanmis iliskilere ve savrulmus yasamlara taniklik ettiriyor.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!