
"Hep düşlerime yeniliyorum."

Bonn'a yorgun ve yaralı dönen Heinrich Böll'ün Palyaço Roman eserindeki Hans Schnier, hem mesleki çöküşüyle hem de Marie'nin kendisini terk etmesiyle yüzleşir. Varlıklı ailesinin beklentilerini reddederek palyaçoluğu seçmiş olan Hans, sahnedeki kesin hareketlerini artık sürdüremez; alkol, para sıkıntısı ve yalnızlık gündelik hayatını daraltır. Telefon görüşmeleri aracılığıyla ailesine, eski tanıdıklarına ve Katolik çevreye ulaşmaya çalışırken konuşmalar geçmişin kırgınlıklarını açar. Marie'nin başka biriyle evlenme kararı, onun kişisel kaybını toplumsal ve dinî kuralların baskısıyla iç içe geçirir. Bonn'daki dairesi, dış dünyayla temasın telefon hattına ve hatırlanan konuşmalara indirgendiği dar bir hesaplaşma sahnesine dönüşür. Hans'ın bedenindeki ağrı ile sahne disiplininin bozulması, ekonomik sıkışmanın duygusal kayıptan ayrı tutulamayacağını gösterir.
Heinrich Böll anlatıyı kısa bir zaman dilimine sıkıştırır; Hans'ın anıları ve keskin gözlemleri savaş sonrası Batı Almanya'nın saygınlık iddialarını sınar. Palyaço maskesi burada saklanmanın yanı sıra çevresindeki ikiyüzlülüğü açığa çıkaran bir bakış aracıdır. Hans güvenilir ve tarafsız bir yargıç değildir, fakat öfkesi aile, para, inanç ve ahlak söylemlerindeki çatlakları gösterir. Kendi başarısızlığıyla hesaplaşırken başkalarının uzlaşmalarını sertçe yargılaması, anlatının eleştirel yönüne kişisel bir kör nokta ekler. Mizah, rahatlatıcı bir kaçış sunmaktan ziyade resmî ciddiyetin ve dindar görünüşün arkasındaki pazarlıkları keskinleştirir. Anıların parçalı akışı, Marie'ye duyulan özlemle toplum eleştirisinin sürekli birbirine karışmasını sağlar. Kalıcı gerilim, sahnede insanları güldüren birinin özel hayatında hiçbir rolün korumasına sahip olmamasından kaynaklanır.
Bookspace topluluğundan 7 gönderi

"Hep düşlerime yeniliyorum."

“Duygularda pek ileri gitmemek gerekir. Anlar olduğu gibi kalmalıdır, tekrarı gerekli değildir.”

"Şeytanın bile komşular kadar keskin gözleri yoktur."

"İnanın," diye konuştu, "sadece inanın. Bilir misiniz, bir şeye sadece inanmak bile insana çok güç verir."

"Yaşayanların ölü olduğuna ve ölülerin yaşadığına inanırım."

"Susmak iyi bir silahtır."

"Sen nasıl bir insansın?” diye sordu. “Ben bir palyaçoyum,” dedim, “ve anılar topluyorum...''
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş