
“Sarı tuğla yol parıldar ama gölgeler hep kandırır; bazen en tehlikeli büyü, kalbindeki fısıltılarda saklıdır.”

Dorothy, ansızın çıkan bir kasırgayla evinden kopup fantastik Oz diyarına sürüklenir. Geri dönüş yolunu ararken Korkuluk, Teneke Adam ve Aslan'la karşılaşır; her yol arkadaşı kendisinde eksik olduğuna inandığı bir niteliğin peşindedir. L. Frank Baum, Oz Büyücüsü'nde eve ulaşma arzusunu akıl, kalp ve cesaret üzerine kurulu ortak bir yolculuğa dönüştürür.
Grubun karşılaştığı engeller, kahramanların istedikleri özelliklere aslında davranışlarıyla çoktan sahip olup olmadıklarını sınar. Korkuluk çözüm üretir, Teneke Adam duyarlılık gösterir, Aslan korkusuna rağmen harekete geçer. Dorothy ise yabancı bir dünyada yönünü bulurken arkadaşlarını bir arada tutar. Oz'un büyülü görüntüsü altında otorite, inanç ve görünüş ile gerçek arasındaki mesafe de sorgulanır.
Baum'un masal yapısı, hızlı macerayı her yaştan okurun takip edebileceği açık sembollerle birleştirir. Yolculuk yalnız Büyücü'ye ulaşmak için geçilen duraklardan oluşmaz; karakterlerin kendilerine dair yanlış kabullerini aşmalarına alan açar. İyilik ve dayanışma, dışarıdan verilecek ödüllerden daha belirleyici hâle gelir. Bu yönüyle anlatı, fantastik dünyasının renklerini korurken insanın aradığı gücü bazen kendi seçimlerinde ve arkadaşlıklarında bulabileceğini düşündürür.
Bookspace topluluğundan 7 gönderi

“Sarı tuğla yol parıldar ama gölgeler hep kandırır; bazen en tehlikeli büyü, kalbindeki fısıltılarda saklıdır.”

"Madem bir kalp istiyorsun, onu hak etmelisin."

Gerçek cesaret, korktuğun halde ilerlemektir.

“…bir kere onarılınca kimse eskisi kadar güzel olmaz."

"Bir adım geri atmak, bazen her şeyi daha net görmeni sağlar."

"Hepimiz farklıyız, ama bir arada çok güçlüyüz. Birlikte, dünyayı değiştirebiliriz."

“Geçmişinden asla kaçamayacağını düşünmekte yanıldığını anlamıştı.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş