
Osmanli'nin Avrupa ile iliskisi basit bir etkileyen ve etkilenen duzleminde gorulemez. Eger boyle olsaydi toplumlarin ustunlukleri veya gerileme nedenleri siradan kosullarla izah edilmis olacakti. Bugune dek Avrupa ile olan inisli cikisli ve muhatarali akil/gonul iliskisinde Batici, geleneksel ve sol cevreler basit bir guc denklemiyle yola koyuldular. Taraflardan gelen her turlu modernlesme/kalkinma/gelisme teklifi yasanilan surecin hal ve ahvalini bir dereceye kadar aciklayabilirdi. Ki bu teklifler cogu zaman bir 'tepki'yi dile getiriyordu. Bunun otesinde zihniyet bakimindan sahici bir yuzlesmeye gidilmedi ve genis dusunce modelleri kurulamadi. Kismî yaklasimlar, mesela Osmanli'nin yukselis ve dusus tablosu uzerinde durulmasi saf bir amator tarihcinin "tarihimizi bilmiyoruz" sizlanisina benzeyecektir. Esas sorulmasi gereken, Osmanli'daki oyunun kurali ne idi? Fetih ve kahretmeye dayali bir duzen hangi moral motivasyonlarindan besleniyordu? Guc ve otorite karsisinda her daim aman dile
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!