
“Çağrıyı dinliyor ama kulak asmıyoruz, Gelecek için umutlanıyoruz, gelecek yalnızca planlardan ibaretken, Bilgeliği düşlüyoruz, her gün köşe bucak kaçtığımız, Bir kurtarıcı diliyoruz, kurtuluş ellerimizdeyken.”

Welton Akademisinin katı disiplinine ve başarı odaklı düzenine alışmış öğrencilerin hayatı, yeni İngilizce öğretmeni John Keating'ın gelişiyle değişir. N. H. Kleinbaum, Ölü Ozanlar Derneği romanında gençlerin kendilerinden beklenen gelecekle kendi istekleri arasındaki çatışmayı izler. Öğretmenler ve ebeveynler onları seçkin üniversitelere hazırlamak için yoğun bir programa bağlarken Keating şiiri, merakı ve anı değerlendirme cesaretini öne çıkarır. Byron, Shelley, Keats ve Shakespeare'le karşılaşan öğrenciler, edebiyatı sınav konusu olmaktan çıkarıp hayatlarını anlamanın bir yolu olarak görmeye başlar.
Keating'ın öğrencilik yıllarında üye olduğu gizli Ölü Ozanlar Derneği'nin yeniden kurulması, gençlere okulun denetimi dışında bir ifade alanı verir. Fakat yeni özgürlük duygusu, aile baskısını ve kurumun değişime karşı direncini ortadan kaldırmaz. Her öğrenci kendi hayali, korkusu ve sorumluluğuyla farklı biçimde yüzleşir; şiirin açtığı ihtimaller somut seçimlerin bedeliyle sınanır. Kleinbaum, öğretmenin etkisini kolay bir kurtuluş hikâyesine çevirmeden ilham ile otorite arasındaki mücadeleyi anlatır. Ölü Ozanlar Derneği, trajik sonuçları önceden açıklamadan bireysel ses, eğitim, aile beklentisi ve özgür düşünce üzerine kurulu güçlü bir okul romanıdır.
Bookspace topluluğundan 14 gönderi

“Çağrıyı dinliyor ama kulak asmıyoruz, Gelecek için umutlanıyoruz, gelecek yalnızca planlardan ibaretken, Bilgeliği düşlüyoruz, her gün köşe bucak kaçtığımız, Bir kurtarıcı diliyoruz, kurtuluş ellerimizdeyken.”

Önce kitabını okuduğunuz eserlerin filmlerini beğenmezsiniz ya hani... Aslında bunun temel sebebi, bizim zihnimizde kendi deneyimlerimizden bir hayaller tablosu oluşturup onu resmetmemizdendir. İşte; ölü ozanlar derneği, kitabını önce okuduğum halde filmini hiç yadırgamayıp olmuş bu dediğim nadir eserlerdendir. oyununu da merak ediyorum. Herkesin, en geç üniversiteli zamanlarında okuması ve sonra izlemesi gereken eserdir.

“hiç yaşamamış gibi hissediyorum”

“İnsanların çoğu sessiz bir umutsuzluk içinde yaşamlarını sürerler.”

“… kelimeler ve fikirler dünyayı değiştirebilir.”

Eğer kararlı birer ateist olarak yetiştirmek istiyorsanız, katı bir din dersi verin.”

Sevgiler arasındaki en üstün şey Sabırsız, tutkulu ve şefkatli sevgidir

Hepimizin içinde büyük bir kabul görme ihtiyacı vardır, ama özgün ve farklı olan şeylerinize de güvenmek zorundasınız, tuhaf ya da rağbet görmeyen şeyler olsalar da… Kleinbaum Ölü Ozanlar Derneği

“ Disiplin insanın içinden gelir. “

"vakit varken tomurcukları topla. zaman hala uçup gidiyor ve bugün gülümseyen bu çiçek, yarın ölüyor olabilir"

- Kitap okur musunuz Bay Anderson? - Okumam, eksikliğini de hissetmem! - Ama biz hissediyoruz...

“Topla gül goncalarını toplayabilirken, Zaman akıp gidiyor: Aynı çiçek sana bugün gülümserken Yarın solup gidiyor"

vakit varken tomurcukları topla zaman hala uçup gidiyor ve bugün açan bir çiçek yarına çoktan ölüyor olabilir…

kesinlikle tavsiye ederim.
“Carpe diem. Günü yakalayın çocuklar. Hayatlarınızı olağanüstü kılın. Kim ne derse desin, kelimeler ve fikirler dünyayı değiştirebilir..”
“vakit varken tomurcukları topla. zaman hala uçup gidiyor ve bugün gülümseyen bu çiçek, yarın ölüyor olabilir" Ölü Ozanlar Derneği”
“Yaşıyorsun işte-Hayat var, hüviyet de öyle, Zorlu oyun devam ediyor, belki sen de katılırsın bir dizeyle.”
“Ormanda yol ikiye ayrıldı ve ben hep daha az kullanılanı seçtim. Bu hayatımdaki tüm farkı yarattı.”
“Bana aptalca hayaller peşinde koşmayan bir kalp gösterin, ben de size mutlu bir adam göstereyim!”
“kim ne derse desin sözcükler ve fikirler dünyayı değiştirecek güce sahiptir.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş