Ölü Canlar

Ölü Canlar

Nikolai Vasilevich Gogol

Yayıncı
Türkiye Is Bankasi Kültür Yayinlari
Sayfa
485
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2019

Özet

Taşra Rusya'sında çıkar peşinde dolaşan Nikolai Vasilevich Gogol'un Ölü Canlar romanı, kibar görünüşlü Pavel İvanoviç Çiçikov'u kasaba kasaba gezen esrarengiz bir alıcı olarak izler. Çiçikov'un istediği şey toprak değil, son nüfus sayımından sonra ölmüş olmalarına rağmen resmî kayıtlarda hâlâ yaşayan serflerin adlarıdır. Toprak sahipleri bu kişiler için vergi ödemeyi sürdürürken Çiçikov, kâğıt üzerindeki bu “canları” devralarak kendine varlıklı bir mülk sahibi görünümü kazandırmayı planlar. Manilov, Koroboçka, Nozdryov, Sobakeviç ve Plyuşkin gibi birbirinden farklı mülk sahipleriyle yaptığı pazarlıklar, düzenin tuhaflığını ve toplumsal ilişkilerin para ile statü çevresinde nasıl biçimlendiğini açığa çıkarır.

Gogol yolculuk anlatısını grotesk portreler, anlatıcı sapmaları ve keskin bir bürokrasi hicviyle genişletir. Ölü canlar hem kayıtlarda kalmış serfleri hem de çıkar, alışkanlık ve gösteriş içinde körelmiş kişileri düşündüren çift anlamlı bir merkeze dönüşür. Çiçikov'un her evde başka bir yüz takınması, onun bireysel bir dolandırıcı olmanın ötesinde çevresindeki düzenin değerlerini ustaca kullandığını gösterir. Eserin elde bulunan ikinci bölümü parçalıdır, fakat tamamlanmamış yapı ilk bölümün toplumsal panoramasını zayıflatmaz. Yapıtın kalıcı etkisi, insanı sayı ve mülk hanesine indiren sistemin ahlaki sonuçlarını ortaya koymasında yatar.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 5 gönderi

𝕿𝖔𝖙𝖎𝖚𝖘 𝖘𝖔𝖑𝖚𝖘@ideolojisizt· 8ay🇹🇷

"İnsanların uğrunda birbirlerini yedikleri her şeyi bir yana bırakmadıkça, ruh zenginliğine kıymet verilmedikçe bu dünyada da zengin olunmaz. Beden ruhun yerini tutmaz."

4
can@bookbox34· 9ay🇹🇷

İnsanın ruhu daima daha yükseğe, daha ileriye gitmek ister; fakat çoğu kez ayakları toprağa zincirlenmiştir.

4
Ali gül@alitmmob· 10ay🇹🇷

Bir ahmağın sözleri ne kadar ahmakça olursa olsun, kimi zaman akıllı insanların kafalarını karıştırmaya yetebilir

4
cengizC@cengiz444· 9ay🇹🇷

Bir başka Don Kişot'luğu da eğitim alanında görüyoruz. Adam tutup okul açıyor. İyi, güzel! Bir insanın okuma Adam tutup yazma bilmesinden daha güzel ne olabilir, değil mi? Fakat sonuç ne oluyor? Okul yaptırılan köyün köylüleri bana gelip, "Nedir bu başımıza gelen beyim!" diyorlar. "Çocuklarımız hepten elimizden kayıp gitti! Hiçbir işin ucundan tutmuyor, bize hiç yardım etmiyorlar. Hepsinin tek istediği kâtip olmak, oysa tek bir kâtibe ihtiyaç var!" İşte aklıevvellerin okullarının verdiği sonuç: Köye de yaramayan, kente de yaramayan insanlar yetiştirmek!

1
İlker@ilko· 7ay🇹🇷

Seni hiç tanımamayı isterdim.

0

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir