
Alper Canıgüz’ün Oğullar ve Rencide Ruhlar romanı, beş yaşındaki Alper Kamu’yu mahallesindeki bir cinayetin izini süren sıra dışı bir anlatıcı ve dedektif olarak sahneye çıkarır. Hicabi Bey’in ölümü Deli Ertan’ın üzerine bırakılmak istenir; Alper ise gözlem, sezgi ve yetişkinlerin açıklarını yakalayan zekâsıyla bu kolay açıklamaya direnerek gerçek faili araştırır.
Soruşturma ilerlerken mahalle hayatı, aile içi gerilimler ve çocuğun yetişkin dünyasına karşı duyduğu kuşku aynı çizgide buluşur. Alper’in felsefe, polisiye ve gündelik sokak dili arasında dolaşan zihni, yaşına ilişkin beklentileri sürekli bozar. Cinayet düğümü romanın hareketini sağlarken babasının tayini, arkadaşlıkları ve çevresindeki ikiyüzlülükler kahramanın adalet arayışını kişisel bir hesaplaşmaya dönüştürür.
Canıgüz, kara polisiyeyi absürt mizah ve çocuk bakışının acımasız açıklığıyla birleştirir. Alper’in olgun cümleleri ile hâlâ oyun oynayan bir çocuk oluşu arasındaki gerilim, hem komediyi hem de toplumsal eleştiriyi besler. Romanın ayırt edici gücü cinayetin çözümünü aşar; yetişkinlerin normal saydığı davranışların beş yaşındaki bir göz tarafından ne kadar tuhaf ve kırılgan göründüğünü açığa çıkarmasında yatar.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
“beş yaş insanın en olgun çağıdır, sonra çürüme başlar.”
“bütün kitaplar sayfaları doldurmak için yazılır.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş