
-sanırım yaşamaya bile üşeniyorsun. -öyleyim sanırım. -peki özellikle sevmediğin şey ne? -her şey. bu aralıksız koşuşturma, sıradan tutkular, açgözlülükler, birbirinden üstün olma arzusu, dedikoduculuk, insanı baştan aşağı süzmeler...

<p>Disteso sul letto a fantasticare: così vive Oblomov, il giovane protagonista dell'omonimo romanzo che, beneficiando della rendita di una tenuta di campagna, trascorre le giornate nell'apatia e nell'inattività. L'indolenza che lo caratterizza è resa indimenticabile dalla magistrale scrittura di Goncarov, abilissimo nello scavare nell'interiorità del protagonista per mettere in luce il contrasto tra le sue aspirazioni e la sua costante inazione. Tra paradosso e critica sociale, l'autore parte dalle vicende del protagonista per tracciare il tagliente affresco di quella Russia patriarcale in cui un giovane come Oblomov, come nota Ettore Lo Gatto nell'introduzione, "non avendo nessuna necessità di lavorare per crearsi l'indipendenza, per conquistare la libertà, si abitua all'idea che gli altri lavorino per lui e si lascia vincere dall'infingardaggine".<br></p>
Bookspace topluluğundan 28 gönderi

-sanırım yaşamaya bile üşeniyorsun. -öyleyim sanırım. -peki özellikle sevmediğin şey ne? -her şey. bu aralıksız koşuşturma, sıradan tutkular, açgözlülükler, birbirinden üstün olma arzusu, dedikoduculuk, insanı baştan aşağı süzmeler...

“Zamanı saatlerle,dakikalarla değil,güneşin doğup batmasıyla değil,sizinle ölçüyorum.Onu gördüm, görmedim,göreceğim,görmeyeceğim, gelecek,gelmeyecek.”

yazar okadar iyi yazmiski sanki kitabin içinde bende varim gibi hisediyoldum, karakter hasta oluyor bende hasta oluyolum, onlar ağliyor bende ağlamiş gibi oluyolum. bu yil sevdigim yazalardan ivan Aleksandrovic oldu

gunluk hayata okadar ertileye ertiliye oblomov oldugumu fark etim.

İnsan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Bugün nasıl yaşadım, sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün gene aynı hayat.

Oblomov’un felaketi tembellik değil, amaçsızlıktı. "Ne istediğini bilmeyen bir insanın harekete geçmesi mümkün değildir." En sevdigim Romandır çokça kendimi bulduğum :)

Ah mutluluk! Mutluluk! Sen ne kadar zayıf, ne kadar cılız bir şeysin!
Hayallerle kaybedecek vakti yoktu.

Oblomov'un gözleri yaşla doldu. - Buna gerek yok. Senden bunu isteyen yok. Ne diye hayatını feda etmeni isteyeyim? Sadece kendi işini yapmanı istiyorum. Ancak dürüst olmayan insanlar kendilerinden istenen şeyi yapmamak için istenmeyen ve yapılmayacak fedakârlıklardan söz ederler. Sen gerçi dürüstsün, biliyorum, ama...
Hayt, bir demirci dükkânında olmak gibi.Sürekli gürültü, alev, ısı ve takırtı...
Aşk,çok zor bir hayat okulu.
Âşıkların gevezeliği korkunçtur.
Gerekli olanları yapmaktan kaçınmak için gerekli olmayan ya da yapılamayacak fedakârlıkları teklif etmek dürüst olmayan insanların hilesidir.
İnsan, ne kadar derin ve cesur olursa olsun hiçbir insan aklının çözemeyeceği bir çelişkiler kaosunun içine düşmeye mahkumdur! İnsan dün bir şeyi arzular, bugün onu tutkuyla, umutsuzca arzular ve yarından sonraki gün onu arzuladığı için yüzü kızarır sonra da arzusu gerçekleştiği için hayata lanet eder. İşte cesurca ve bağımsızca ilerlemenin, kendi ifadesinin peşinden gitmenin sonucu budur!
Sen aşka değil,kendi yarattığın aşk hayaline sadıksın.
Tutku her şeyi haklı çıkarır.

Doğu' da herkes biraz Oblomov'dur. Herkes kendinden bir parça bulacak bu kitapta.

ey aşkın temiz ve saf hali, demek seni de satın almak gerekiyor

İnsan her şeyi hatadır diye kendinden uzaklaştıracaksa hata olmayanı ne zaman bulacak ?
Bazen hayat hepten kötü bir iş gibi görünür ama bir içkiden sonra devam edebileceğini hissedersin.
Hatıralar, yaşayan bir mutluluğun anıları olduklarında en güzel şeylerdir, ama zor iyileşen yaraları hatırlattıklarında acı verirler.
Aşk,çok zor bir hayat okulu.
... aşk ilanılmaz bir ilerleme kaydeder,ruhun kangrenidir.

Bir insan, ne kadar katı yürekli, kötü niyetli olursa olsun bu saf çocuk ruhuyla bir defa karşılaştı mı onu sever ya da koşullar dostluğa imkan vermeyince ondan hoş, unutulmaz bir anı saklar.