
“Görüyorsun işte, yiyorum, içiyorum, uyuyorum, gezmeye çıkıyorum. Ama birden keyfim kaçıyor, bir boşluk duyuyorum... Hayat sanki durmuş gibi oluyor.”

İlya İlyiç Oblomov, iyi niyetli ve yetenekli olmasına rağmen karar vermeyi sürekli erteleyen genç bir soyludur. Ivan Aleksandrovich Goncharov'un Oblomov romanı, kahramanını daha ilk sayfalarda odasından, hatta yatağından çıkmakta zorlanırken gösterir. Oblomovka'daki mülkünün kötü gidişini bildiren bir mektup bile onu harekete geçiremez. Gündelik işlerin ağırlığı, zihninde binlerce kilometrelik bir yolculuk kadar aşılmaz görünür.
Oblomov'un çocukluk anıları bu edilgenliğin köklerini açar. Çalışmanın beklenmediği, her ihtiyacın başkaları tarafından karşılandığı bir ortamda büyümüştür. Buna karşılık yarı Alman arkadaşı Andrey Stolz disiplin, emek ve düzenle yetişmiştir. Stolz, dostunu içine kapandığı hayattan çıkarmaya çalışır ve onu yeni insanlarla tanıştırır. Olga'yla kurulan yakınlık, Oblomov'a değişebileceği umudunu verse de karar korkusu ile alışkanlıkları arasında güçlü bir çatışma yaratır.
Oblomov, tek bir insanın tembelliğini anlatan mizahi bir portreyle yetinmez. Goncharov, Rus soyluluğunun dönüşen toplum karşısındaki hareketsizliğini, yetişkinliğe geçişi ve kişinin sahip olduğu imkânları kullanamamasını hicveder. Kahramanın sevecenliği ile iradesizliği arasındaki çelişki, romanı kolay bir ahlak dersinden uzaklaştırır ve “gereksiz insan” tipine unutulmaz bir derinlik kazandırır.
Bookspace topluluğundan 20 gönderi

“Görüyorsun işte, yiyorum, içiyorum, uyuyorum, gezmeye çıkıyorum. Ama birden keyfim kaçıyor, bir boşluk duyuyorum... Hayat sanki durmuş gibi oluyor.”

Ah bu hayat,dedi. -Nesi varmış bu hayatın? -İnsana rahat vermiyor.başını derde sokuyor.ne olur,şöyle bir yatıp uyuyabilsem.. Hiç kalkmadan...

“Yiyorum, içiyorum, uyuyorum, gezmeye çıkıyorum. Ama birden keyfim kaçıyor, bir boşluk duyuyorum...”

Birbirinin iyi yanlarından zevk alıp kötü yanlarına kızmamak için büyük bir yaşama deneyi akıl olgunluğu ve insan sevgisi gereklidir.

zamanı saatlerle, dakikalarla değil, güneşin doğup batmasıyla değil, onunla ölçüyordum: “onu gördüm - görmedim, göreceğim - görmeyeceğim, gelecek - gelmeyecek...”

“İnsan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Bugün nasıl yaşadım, sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün gene aynı hayat.”

oblomvo içini çekti: -Ah! Bu hayat, dedi. -Nesi varmış bu hayatın? -İnsana rahat vermiyor. Başını derde sokuyor.

"Garip değil mi, acı da, sevinç de insanda aynı etkiyi yapıyor; soluğumuz kesiliyor, insanın ağlayası geliyor."

Size hasetle bakmaktan korkuyorum. Mutluluğunuzun aynasından benim harcanmış perişan hayatımı görürüm. Başka türlü de yaşayamam artık.

- Niçin uyuyorsun? - Vaktin nasıl geçtiğini bilmemek için.
İnsan ne için yaşadığını bilmediğinde, sadece günden güne yaşar,günün bittiğine, gecenin geldiğine sevinir ve uykuda bugünü neden yaşadığı ve bir sonraki günü neden yaşayacağı gibi sıkıcı soruları unutabilir.
Elveda cennetim, benim parlak, huzurlu yaşam idealim!

"Tembel, işten kaçan ve işsizlikte mutluluğu bulan adamdır. Oblomov'sa hiçbir zaman işe girmeyen, işsizlikten de zevk alamayan bir adamdır."

Annesinin rüyalarına büyük bir devlet adamı olarak giren Oblomov, küçük bir memur bile olamamıştır...

Oblomov, ekmeğini kendi kazanan insanlar arasında ne yapacağını şaşırır; yavaş yavaş söner, hayatla arası her gün biraz daha açılarak, sonunda toplumdışı bir insan, kendini taşıyamayan bir yük olur.

“Çok eskiden atalarının kazandığı mülke ve isme hiçbir şey eklemeden rahatça yaşamak imkanını bulan derebeyleri için mutluluk çalışmakta değil,işsizlikte; değer, çalışanda değil, çalışmayan da idi.”

Her gün yan yana, baş başa oturmak kolay iş değildir. Birbirinin iyi yanlarından zevk alıp kötü yanlarına kızmamak için büyük bir yaşama deneyi, akıl olgunluğu ve insan sevgisi gereklidir.

..

kendini ombolomov gibi hisseden var mı

OBLOMOV OBLOMOV OBLOMOV DOGVILLE
“Batıda hayaller gerçekleştirmek için kurulur, doğuda gerçeklerden kaçmak için”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş