
Dünya yönetimini ele geçirmek isteyen güçler nükleer savaş planını uygulamaya koyduğunda bölgesel çatışmalar küresel bir hesaplaşmaya dönüşür. Nükleer Darbe, liderlerin ellerindeki gücü kendi çıkarları için sınırsızca kullanmasının doğurabileceği sonuçları askerî bir gerilim üzerinden araştırır. Türk ordusu ile Rus ordusu Avrupa güçlerine kendi topraklarında ağır kayıplar verdirirken mevcut ittifaklar çözülmeye başlar.
Çin'in Amerikan topraklarının bir bölümünü işgal etmesi, güç dengesini daha da değiştirir. Akdeniz'de dünyanın süper güçleri karşı karşıya gelir ve nükleer silahlar ateşlenmek üzere silolarından çıkarılır. Gelişmeler, savaşın yalnız cephedeki ordular arasında kalmayacağını; toplumların ve yönetimlerin baskı altında tutulduğu daha geniş bir düzen kuracağını gösterir. Bu ölçekteki planı durdurma görevi, Türk özel askerî timi Bölüm 18'in önüne gelir.
Burak Turna, nükleer silahların yayılmasını engellediğini söyleyen devletlerle bu silahları siyasi baskı aracı olarak kullanan yönetimler arasındaki çelişkiye odaklanır. Batı ve Doğu ordularının karşılaşması, yerleşik üstünlük kabullerini de sınar. Askerî teknoloji, alternatif jeopolitik senaryo ve zamana karşı görev anlatılarını seven okurlar için romanın gerilimi; Bölüm 18'in yaklaşan felaketi önleyip önleyemeyeceği sorusunda yoğunlaşır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş