
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 180 p. Insan bir gün virgülü kaybetti. Virgül olmayinca noktali virgül de yok oldu. Basit cümlelerle meramini anlatmakta zorlandi; istek ve tercihlerini söyleyemedi. Sonra noktayi da kaybetti insan. O zaman cümleler birbirine karisti. Anlamsiz ve sig sözcüklerle duygularini ifade etmekte aciz kaldi. Insan soru isaretini de kaybedince soru sormayi unuttu. Sorgusuz sualsiz, isittigi her seyi tipki bir papagan gibi tekrarladi. Bir gün ünlemi de kaybedince heyecanlari, hayret ve hayranligi da kaybolup gitti insanin. Sonuçta parantezler, tirnak isaretleri, tireler, kesmeler de pes pese kaybolunca ne oldu? Sadece uyudu! Nefes aldi! Beslendi! Dünle bugün arasindaki farki anlamadi! Bir gün karsisina birisi çikti ve ona dogayi dikkatle incelemesini önerdi. Sunlari söyledi usul usul kulagina: "Yüce Yaratici'nin kudret ve yaraticiligini mi görmek istiyorsun? Iste içinde bulundugumuz evrenin o akil almaz derecedeki büyüklügü! Onun ilmini ve nûrunu mu merak ediyorsun? Iste o minnacik hücrelerdeki kimildayan hayat! Onun rizkini ve cömertligini mi anlamak istiyorsun? Iste ayaginin altindaki toprak! Onun merhametini ve Rahmaniyetini mi bilmek istiyorsun? Iste yeryüzünü isitan ve aydinlatan günes! Dogaya bir bak! Gör! Sesleri, isiklari, yemyesil yapraklari, usul usul açan çiçekleri, agaçtaki binbir çesit meyveyi, otlaklarda bir damlacik süt vermek için kosusturan kuzucuklari, denizde oynasan baliklari; suyu, havayi ve topragi anla ve ögren! Kanatlarini oynatan kelebegi gör! Çiçege konan arilara bak! Semâyi bir uçtan bir uca kaplayan, isil isil parildayan yildizlari incele!" Insan uyandi, aydinlandi, ögrendi ve bildi! Simdi insanin belleginde bütün yazi isaretleri hazirdi!
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!